Ülkemizde büyülü gerçekçilik akımının önemli temsilcilerinden Latife Tekin'in Sevgili Arsız Ölüm kitabı öğretmenler günü hediyesi olarak elime geçti ve tazecik oluşturduğum kitaplığımda yer buldu. Kitabı gören birkaç öğretmen arkadaşım daha önce okuyup çok beğendiğini söylediler ve ben de vakit kaybetmeden başlamak için motive oldum.
Kitabı bitirdikten sonra Latife Tekin'in bir söyleşisini izledim. Kendisini şiire daha yakın hissettiğini hatta ve hatta aslında roman yazmadığını iddia ettiğinde şaşırsam da dönüp tekrar baktığımda kitapta şiiri andıran tarzını hissettim. Kitap paragraflar şeklinde ayrılmamış bu yönüyle bazı okurları sıkabileceğini düşünüyorum. Neredeyse her cümlenin geçmiş zaman ekiyle bitiyor olması da Latife Tekin'in oluşturmuş olduğu kendine has bir tarz diyebiliriz. Zaten o dönemde de sürekli kendisine farklı bir tarz yarattığından bahsedilmiş.
Benim ne düşündüğüme gelirsek başlarda birbirimize pek alışamadık açıkçası. Bir Anadolu köyünde başlayan kitapta peri kızları, cinler, büyüler beni biraz sıktı. Ayrıca sanıyorum konuşma dili de bana yabancı geldi. Kitap ilk 50 sayfasından sonra ilgimi çekebildi ve devamını merak ederek okudum. Yeri geldi güldüm yeri geldi kızdım kitapta. Sonunda da çok hüzünlendim. Okumak isteyenlere öneririm.