"Sen balmumundan yapılmış çiçekler arasında göze çarpan canlı bir gül gibisin. Biz sonsuza dek ayakta kalabiliriz belki ama sen çok daha güzel açıyor, çok daha hoş kokuyor ve dikenlerinle kan akıtabiliyorsun."
Başka zaman olsa bu elbise nefesimi kesebilirdi. Oysa o anda dünyada beni bekleyenlere dair kasvetli anlayışımı sarsacak hiçbir güzellik ya da keyif verici bir şey yoktu.
"Bana güvenmen gerekecek. Sana söz veriyorum."
Başka bir peri olsa işin içinde bir bit yeniği; beni incitmeyi planladığı bir yalan var mı diye sözlerini ince eleyip sık dokurdum.
Ama Tanrı yardımcım olsun ki bu kez öyle yapmadım. Ona inandım.