asıl acı kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. kolları , başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
öldürmek derken öyle Buck Jones'ın tabancasını alıp dan diye öldürmeyi kastetmiyorum. öyle değil. kastettiğim onu kalbimde öldürmek. iyiliğini istemekten vazgeçmek. derken bir gün ölüp gidecek.