esra

esra
@nur_v
balıklar karınları yukarı bakacak şekilde ölür ve su yüzeyine çıkarlar. bu onların düşme şeklidir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Hayattayken insanca yaşamayı unutmayın, Bir bakmışsın saat üç, Bir bakmışsın saat hiç..."
Bir gün bütün perdeler kalkacak, dünya dediğimiz gölge oyunundan geriye yalnızca Hakikat kalacak. Ne mal, ne makam, ne de faniliğin bağımlı kıldığı arzular… Hepsi birer hayal gibi sönüp gidecek. O an, kalbin hep aradığına kavuşacak: Allah’a. Çünkü başlangıç O idi, dönüş de O’na. Bizim sandığımız sahiplik, aslında sadece emanetti; bizim sandığımız varlık, O’nun varlığının bir yansımasıydı.
Yaratıcı bir sanatkârdı belki. Tüm kainat onun tuvali, galaksiler fırçasıydı. Ama ne zaman ki yeryüzünü resmetti; eksik kaldı bir şey. Dağlar vardı ama hayran kalacak gözler yoktu. Gökyüzü maviye boyanmıştı ama şiirini yazacak dil yoktu. İşte o zaman insanı yarattı: Gören, duyan, hisseden bir yürek olsun diye.
Bir yüzü görürsün… Bir burun eğriliği, çatık bir kaş, solgun bir ten çarpar gözüne. Ve işte o an, dilin hüküm vermeye hazırlanır; ama hatırla: bu yüz, ilahi bir fırçanın izidir. Hiçbir ressam, tuvaline gelişigüzel dokunmaz. Her ben, her çizgi, her renk bir sır, bir kader, bir hikâyedir. İnsan, kusur sandığın yerinde tamamlanır. Göz, görünene aldanır; gönülse, Yaradan’ın muradını görür. Ve o murada dil uzatmak, yalnızca bedene değil, sanatkârına da hürmetsizliktir. Sus… Ve seyret insanı bir sanat eseri gibi. Eleştirmek yerine, hayran kalmayı dene. Zira her yüz, dokunulmaz bir sırdır. Yaradan’dan insana düşen tekil bir şiirdir.