Bir yüzü görürsün…
Bir burun eğriliği, çatık bir kaş, solgun bir ten çarpar gözüne.
Ve işte o an, dilin hüküm vermeye hazırlanır;
ama hatırla:
bu yüz, ilahi bir fırçanın izidir.
Hiçbir ressam, tuvaline gelişigüzel dokunmaz.
Her ben, her çizgi, her renk bir sır, bir kader, bir hikâyedir.
İnsan, kusur sandığın yerinde tamamlanır.
Göz, görünene aldanır;
gönülse, Yaradan’ın muradını görür.
Ve o murada dil uzatmak,
yalnızca bedene değil,
sanatkârına da hürmetsizliktir.
Sus…
Ve seyret insanı bir sanat eseri gibi.
Eleştirmek yerine, hayran kalmayı dene.
Zira her yüz, dokunulmaz bir sırdır.
Yaradan’dan insana düşen tekil bir şiirdir.