bu kadar içimi acıtacağını düşünmemiştim hazırlarken. gülüp geçer, ne güzel oldu ha derim diye düşünmüştüm. kaldım, kalakaldım. içim cız etti.
biri diğerinden habersiz;diğeri onu saçının teline kadar tanıyor.imkanı olsa hep yukarı bak diyecekti; bak ki ağlayacaksan yaşların ıslatmasın kıyafetini.çikolatan var mı diye soracaktı, diğeri de çikolatadan daha güzel şeyler yaşayacaksın diyecekti.peki ya annem diye soracaktı; hala yanında güzel kızım, yaşlandı ama seni hiç bırakmadı diyecekti.oyuncaklarım hala kırık mı diye soracaktı; kalbinden daha çok kırık değiller hoş diyecekti.dişlerim düştü gülemiyorum diyecekti; diğeri de gülemiyorsun, hala... diyecekti. tek fark mevzu artık dişlerin değil.baba demeyi çok özledim deyince; hiç demedin ki diyecekti.kalbim yine güp güp mü diye soracaktı; uzun zaman önce atmayı bıraktı diyecektim.peki ben, ben nerdeyim diyeceksen; sen hep yıpranan saçlarımda, çürüyen dişlerimde, sarkan kollarımda, moraran gözaltlarımdasın diyeceğim. küçük meleğim benim, canım. Nur teşekkür ederim beni terk etmediğin için. hep yanımda kal olur mu? bazen böyle... sımsıkı...
şimdi büyüdün demeyeceğim. sen hiç büyüme. büyüme ki çok yakışıklı bi delikanlının sana, bize çok ihtiyacı var.
bizi seviyorum 🤍🪽