Tükenmiyor yazsam da yazılacaklar. Alacakları çok benden satırların.
Seni kendime alarak, aşkı çalarak borçlandım
hasılı. Kirpiklerin kefil oldu, inan ödeyeceğim! Yoksa kirpiğinin tek tanesinden hesap sorarlarsa kesilir nefesim, yok ediveririm sen dışındaki her şeyi.
Ne oldu ki bana böyle şimdi?
Bir kapı aralığından gülüşüne tanık olduğum için mi?
Gözlerine bakmaktan kendimi alıkoyamadığım için mi bütün bunlar?
Halbuki ben hep derdim; sensin derdim, ayaklarımı ayaklarının içine almadığında kesilir nefesim, yalnız, çaresiz hissederim.
Bir resmi tamamlayacak kadar boyalarım vardı benim. Kaygısız gülüşlerim, uçsuz bucaksız sarılmalarım vardı.
Dönmeyi asla düşünmediğim yollarım vardı.
Deniz soğuk, mevsim gelmemiş. Zamanını beklemiş bir buruk seviş. Zaten begonvil, bu yerin çiçeği değilmiş.
Kapının arasına umutla koyduğum elimi çekme vaktidir.
Vakit, resim çizme değil manzara olma vaktidir.
Ucu bucağı 'sen' olan bir masalı yaratma vaktidir.
şimai,
en sahici ;
Alabildiğine mavi,
Dalgasız deniz gibi.