Beni etkileyen nadir kitaplara bir yenisi eklendi. Kitabın ilk sayfasında karanlığın ışığı değil, güneşi olan Kafka’m ne büyük yazarmış dedirtti.Kafka’ yı tanımadan bu kitabı okumak eksik olur.Kısaca bu kitap: bizlere yalansız bir dünya göstermeye çalışan bunu özür dilercesine mırıldanarak gerçekleştiren, son aşamasında pişman olup tüm yazdıklarının yakılmasını isteyen sade bir dünya yaratan bir insan.. Sayısız kitap okudum fakat bu kitabın içeriği çok farklı etkiledi beni.Hatta bir cümlesinde gözlerim doldu uzun uzun gökyüzüne baktım.Kendi içini arayan, kendini bulmak isteyenin önce okuması gereken bir kitap çünkü çok güzel yol göstermiş.Ve beni etkileyen bir kesiti de belirteyim ; “yaşamın daha başlangıcında iki ödev: giderek çevreni daraltmak ve kendini bu çevre dışında bir yerde gizleyip gizlemediğini sürekli denetlemek”. Sonuç olarak 10/10 bir kitap kendine dönmek isteyen ve kendini tanımak isteyen herkes için iki kere okunacak satırlar.
Her ikisi de aynı pencerenin önünde duruyor, fakat farklı şeyleri seçiyorlar. Bazı insanlar vardır, onları gül ağacının yanına götürsen de dikenleri sayarlar. Onlar büyük hesapçıdır, onların matematiği her zaman kuvvetlidir. Binlerce diken saydıktan sonra, tek bir gül göremeyecek olmaları gayet mantıklıdır.
Nasıl mutlu olunacağını bilen bir insan, her durumda mutlu olur. İçinde mutluluğu bulamayacağı bir durumu yaratamazsın. Mutsuz olmanın püf noktasını öğrenmiş insanlar vardır. Onların içinde mutsuzluğu bulamayacakları bir durumu yaratamazsın.