Yabani bir hayvanın evcilleştirilebilmesi için yeterince uysal olması, insanlara boyun eğmesi, beslenmesinin ucuza gelmesi, hastalıklara bağışık olması, hızlı büyümesi ve kapalı tutulurken çoğalabilmesi gerekiyordu. Avrasyanın inekleri, koyunları, keçileri, atları, domuzları dünyada bütün bu sınavları geçebilecek pek az bir yabani hayvan türü arasındaydı. Bunların Afrika'daki eşitleri hiçbir zaman hatta çağımızda bile evcilleştirilemedi.
Bazı ülkeler ötekilerden çok daha zengindir. Bunun nedenleri çoktur ve karmaşıktır. En önemli nedenler kurumlarla ve coğrafya ile ilgili olanlardır. Öteki nedenler arasında doğal kaynaklar gibi sözüm ona çelişkili bir bela var, sömürgeleşme ile ilgili olarak tarihin ters dönmesi var, çevresel bozulma var. Ama o iki önemli neden birbirinden tamamıyla bağımsız değildir. İyi kurumlar coğrafyadan bağımsız şekilde bir rastlantı sonucu şanslı olan bazı ülkelere gökten zembille inmiyor. Tam tersine iyi kurumların kendilerinin bir tarihi var, bu tarih kısmen tarıma ve tarımın sonuçlarına bağlı ola gelmiştir.
Bugün uzun bir tarım geçmişine ve devletleşme tarihine sahip olan ülkeler, ekonomistler başka değişkenlere göz attıktan sonra bile daha kısa tarım ve devletleşme tarihi olan ülkelere göre kişi başına düşen ortalama geliri daha yüksek olan ülkelerdir. Tarım tarihinin etkisi önemli bir etkidir. Ülkeler arasındaki ortalama gelir farklarındaki değişikliklerin yarısının açıklanması orada gizlidir. Uzun bir devletleşme tarihine sahip ülkelerin, zengin doğal kaynaklara sahip olmalarına karşın devletleşme tarihleri kısa olan ülkelere göre daha hızlı büyüdükleri gerçeği bugün de doğrudur.
Bazen karmaşık kurumlar iyidir, bazen kötüdür. Ama bir toplumun hiçbir karmaşık kurumu yoksa, zenginleşmesine yardımcı olacak iyi kurumlara da sahip olamaz.
Tarih, arkeoloji ve başka bilim alanlarında yapılan çalışmalar bize şunu gösteriyor: bu kurumların gelişebilmesi için tarım sayesinde olanaklı hale gelen depolanabilir yiyecek fazlasına sahip, yoğun nüfuslu, yerleşik toplumlarının ortaya çıkması gerekiyordu.
Bereketli Hilal'in ve Çin'in tarihinden çağdaş dünya için çıkarılacak yararlı bir ders var: Koşullar değişir geçmişteki üstünlük gelecekteki üstünlüğün güvencesi değildir.