Anthony Burgess'in "Otomatik Portakal" adlı romanı, yakın gelecekte geçen distopik bir hikaye sunar. Romanın ana karakteri Alex, şiddet dolu gençlik çeteleriyle dolu bir toplumda yaşayan bir gençtir. Hükümetin yeni bir rehabilitasyon programına dahil edilen Alex, suçtan arındırılırken özgür iradesini kaybeder. Bu süreç, ahlak, özgür irade ve insan doğası üzerine derin sorular ortaya çıkarır.Roman, bireyin iyi olabilmesi için kötü olma seçeneğine sahip olması gerektiğini vurgular. Alex'in özgür iradesi elinden alındığında, artık ne iyi ne de kötü olabilir; sadece mekanik bir varlığa dönüşür. Burgess, insan doğasının karanlık yönlerini ve toplumsal mühendisliğin tehlikelerini gözler önüne serer.Stanley Kubrick'in 1971'de çektiği film uyarlaması, romanın popülaritesini artırmış ve eserin temalarını görsel olarak daha geniş kitlelere ulaştırmıştır. "Otomatik Portakal", insan davranışlarının karmaşıklığını ve özgürlüğün değerini sorgulatan güçlü bir eserdir.