Yürüyordum, nefiste enede kalpte kalbin bin bir kapılı sırlarında, rüzgar denen sırla meleklerin kanadında.. Sare kadındı ben ana. Sare’ye kadınlığı bırakıp analığımı kucakladım, yürüdüm..
Aşk neydi? Eylem mi sükun mu, yoksa nefsin kalp kıyılarındaki çarpıntılar mı? Kelam hiçbir şeyi tanımlamada bu kadar aczi yaşamamıştı....aşk bidayette yanmaktı, yanarken de varlık boyutuna tutunmaktı...
Duayı bizler ederiz. Çünkü bizler Rabbimizin bizi her an gördüğünü her şeyin Onun izniyle olduğunu çoğu kez unuturuz. Dua anlarımız bu unuttuklarımızı bize hatırlatma vesilesidir. Beni gören Biri var beni duyan Biri var bunun ifadesidir dua. İbrahim zaten her an Rabbisinin kendini gördüğünü biliyor. Büyüklerde yâkin hali olunca duada artık yakin başlar. Her anları onların dua olur. Herşeylerini her solukta Ondan isterler.
..hüzün birlik sırrıydı.bölünmezdi ki, paylaşılsın.onun için Allah sevdiği kullarının kalbine birliğinin yansıması hüznü atardı önce. Hüzne tutunan insanlar, kullukta adım adım yol alırdı..