Dikenler, güller gibi kokar mı hiç? Evlatlarını Gayesiz yetiştiren babalar, hatalarını yeni anlıyorlardı... gül diye dikeni sürtülen burunlar, an acısıyla irkilince, koku yerine acı, renk Yerine Kan buluyorlardı. Gaflet uykusundan sıyrılmaya çalışanlar, Gül bahçelerinin tarumar edildiğini anlayabildiği... �imdi o muhteşem bahçelerde, hareli güller vardı. Kendilerine sağlam teslim edilen cemiyet, nemelazımcılık felsefesi yüzünden yıkılmış, dünya İdaresi maslahatçı,gayesiz, şuursuz insanların ellerine terk edilmişti. Artık ayakların baş başlar ayak olduğu zaman da yaşıyorduk...
yürümüyordu düşünüyordu... saat hangi rakamın üzerinde durmuştur? Zaman o deli bakışını nerelerde dolandırıyor yelkovan akrepten, akrep niçin yelkovandan habersiz? Zamanı en küçük parçalara, O minik saliseyi kim yitirdi? Akrepsi, yelkovansız kalan küçük insan akıl terazisinin mihengini bozmak, okyanusların insafsız dalgalar arasında boğulmak demektir.