Öncelikle kitabı okurken kendimi açık havada bir 'insan müzesi' ni gezer gibi hissettiğimi belirtmek isterim.
Nasıl ki biz insanlar çeşitli belgeseller izliyorsak, Tuiavii de Avrupa insanlarını öyle izlemiş. Samoa insanları için bu kitap bir 'ansiklopedi' niteliğinde:)
Kitapta ilgimi çeken yerlerden biri de "...düşünmek Papalagi'nin önünde sökemediği bir lav kütlesidir sanki. Belki keyifle düşünür, ama düşünürken gülmez." der. Düşüncelerin anın önüne geçtiği, düşünmekten yaşadığının hazzını yoksaydığından bahseder. Bir yere gitse oranın güzelliğine bakmadan başka bir yeri,durumu düşündüğü için o an ki zamanı hiç ettiğini bize aktarır.
Kitabın başka bölümünde zamanı ele alır, diğer bölümde parayı. Yani insanı kendine hapseden çoğu şeyin üzerinde durur. Az önce kullandığım 'şey' kelimesinin üzerinde bile...