Yaşamımda yeni olan her şeyden ürküyordum aslında. Yeni bir kelimeye, yeni bir sevgiliye, yeni bir eve, yeni bir parfüme, yeni bir saate, dosta, komşuya, çay fincanlarına bile tahammülüm yoktu. Çünkü hayat o kadar suratına asıyordu ki, karşımda yeni olan her şey bir öncekinden daha kötü olacak gibiydi.