Irene'nin 58. sayfada geçen "Ah, sürekli izlenerek yaşamaktan kurtulmak..." üzerine düşünceleri, Allah inancından mahrum kalmış bir hayatı yansıtmıyor mu?
Her koşulda Allah tarafından yapıldıklarının biliniyor olması, bu tür ahlaksızlıklardan uzak durabilmenin iç muhasebesini de yaptırmalı.
Nefsinin dizginlerini eline almamış, nefsi kendisini esir almış bir kadının hayatıydı.
Şefkat tokadını haketmişti.
İnsanoğlu...
Düşer, kalkar tekrar düşer, tekrar kalkar.
Peki ya, yaşadığı korku; eşini kaybetmenin mi korkusuydu? Sanmıyorum!
Allah hidayet versin sana Irenecim, eşinin ve çocuklarının kıymetini bil derim ;)