İslam düşünmenin yolunu kesmemiştir. Asıl biz düşünmeyi durdurduğumuzdan islamla olan iliskimizi gevşettik, hatta yer yer kopardık. İslama olan aşkımızı yitirdik. Düşünme bağımsızlığımızı yitirdik. Zekamızı kör bir ezbercilik batağına sapladık…
Çağımızı dolduran islamın kültür ve bağımsızlık savaşından daha güçlü ve daha haklı bir aksiyonu yoktur. Kendini benzinle yakan bir budistin intiharından bile soy bir aksiyon sayıldığı bir çağda, kendini müslüman bile bir kişi, islamın aksiyonu olan, erdem, melek, kutsallık, bilgi ve kurtuluş taşan, insanın en büyük eğiticisi, öğretmeni ve önderi cihaddan nasıl geri durabilir?
..Düsünce köklerimiz ve düşünce kaynaklarımız kireç bağlamış gibi, içine girdiğimiz hiçbir değişme oluşunu kritik etmiyoruz. Her değişme kendini kritikten korumak için her yola başvuruyor..
Bu nesiller öyle yetişmiş ve yetiştirilmiştir ki, batılılardan çok kendi kültürümüze karşı koymakta, direnmekte, savaş açmaktadırlar. Bunlar için İslam ideali ve kültürü bir alternatif bile değildir. Alternatifleri, yetişme tarzlarına, zekalarına, yeteneklerine ve çıkarlarına göre, ingiliz, fransız, alman, amerikan ve rus ideolojileri, kültürleri ve insan örnekleridir.
Bir yolun artik sonuna yaklaştığımızı isaret eden yerler vardir. Yolcular , cok arzulasalar bile varacaklari kente ansızın varmak istemez , önce ona yaklaştıklarını haber veren mekanlara dikkat kesilirler...