Ece Yılmaz, Ruh Adam'ı inceledi.
3 dk. · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Ruhum mu ateş yoksa o gözler mi alevden..." diye başlayan geri gelen mektup adlı siir için almıştım bu kitabı iyi ki de okudum, çok beğendim.Atsız mahkeme bölümünde anlatmak istediğini anlatıyor belki ama oraya kadar bile çokca sembolik öğelere yer verilmiş.Sonunu anlamak icin biraz düşünmek biraz da tarih bilmek gerekiyor gibi.Çok akıcı bir dille yazılmış,hiç sıkılmadan okunabilecek bir kitap,herkese tavsiye ederim.

Şizofren, bir alıntı ekledi.
6 dk.

O'na inanırsan batıp gidenlerden medet ummaz kalbin esas sahibine yönelirsin. O'na inanırsan “aşk neden can yakar” anlar ve sabır ipliğiyle diktiğin tüm yaralarını tedavi edersin.

Aşk Neden Can Yakar?, Mehmet YıldızAşk Neden Can Yakar?, Mehmet Yıldız
Aslı T., bir alıntı ekledi.
7 dk. · Kitabı okuyor

Yatağımda ölmekten, bir daha uyanmamaktan başka bir isteğim olmuyor, ama sonra gene uyanıyorum ve bu korkunç süreç yineleniyor, yineleniyor sonuçta elli yıl boyunca, dedi. Elli yıl boyunca ölmekten başka bir şey düşünmediğimizi düşünerek gene de yaşıyor olmamız ve bunu tamamen tutarsız olduğumuz için değiştirmememiz, dedi. Çünkü biz kendimiz acınacak olan alçağın ta kendisiyiz. Müzik yeteneği yok! diye bağırdı, var olma yeteneği yok! O kadar kendimizi beğenmişiz ki, müzik eğitimiyle olacak bu iş sanıyoruz, oysa yaşama yeteneğimiz bile yok, var olmayı bile beceremiyoruz, çünkü var olmuyoruz bile, var olunuyoruz!...

Bitik Adam, Thomas Bernhard (Sayfa 37 - YKY)Bitik Adam, Thomas Bernhard (Sayfa 37 - YKY)

Deniz
Bu akşam vakti deniz,
O bütün hasretimiz,
Sanki gelmiş de dile,
Nedametin sesiyle,
Çarparak kafalara,
Yetmez mi, diyor deniz,
Karada çektiğiniz?

Cahit Sıtkı Tarancı

mısra, bir alıntı ekledi.
13 dk. · Kitabı okudu

O zaman şeyh:
- Bir şey istemediğin zaman istediğin her şey senin olur, dedi.
- Ama Hz. İsa, “Siz isteyin, size verilecek ve çaldığınız kapı size açılacak! dememiş miydi? Hakikat nerede Şeyhim?
Şeyh öğrencisinin sorusunu bir fıkrayla yanıtladı:
- Bir gün kadı, Hoca Nasreddin’i çağırmış, sormuş: “Kaç yaşındasın?” “Kırk” demiş Hoca. Kadı, şaşırmış,”Beş yıl önce yaşını sorduğumda yine kırk demiştin!” demiş. Hoca Nasreddin, gururla: “Adaletin temelleri benim üzerimde yükselebilir, kadı efendi” demiş. “Çünkü sözünün eri adamım ben. Yıllar önce ne demişsem, yine aynını söylüyorum. “
-Aslında sorun çok yerinde, diye sürdürdü sözlerini Ahlati. Aslında mantıklı düşünen herkes, bir bakıma, bu fıkradaki Hoca Nasreddin durumundadır. Çünkü gerçek, mantıklı değildir; sonsuzdur, ama değişmez değildir. Sonsuzluğu da bu yüzden, yani sürekli değişmesindendir. Hz. İsa’nın sözleri gerçektir; ama söylendiği yerde, söylendiği zamanda, söylendiği insanlar için. Benim sözlerimin İncil’de, Kur’anda ve büyük dinbilginlerince yazılmış kimi kitaplarda yazılanlara çakışmadığını gördüler mi, öğrencilerimin gözlerinin parıldadığını farkediyorum. “Doğru, çok doğru!” diye başlarını sallıyorlar böyle durumlarda hoşnutla. Sözlerim, kitaplarda yazılanlara uymadı mı, susuyorlar. Oysa kendilerine kaç kez söyledim: hangi kitap olursa olsun, nerde, nasıl yazılmış olursa olsun, orada yazılanlar geçmiştir artık, yazıldıkları zamanki anlamlarında olamazlar bugün. Akıl, geçmişi biriktirir, çünkü bir fikre varabilmek için gerekli ölçütü yalnız geçmişten alır. Akıl hep eski kapıları arar, hakikatse hep yenidir. Yeniden hareket etme demek, geçmişte gizli olanher şeye ulaşmak demektir. Ve yenide gizli olan her şeye. Zaman, yer ve insanlar şekli belirler ve şekil böylece sonsuzcasına değişen ölümsüz hakikate dönüşür…
Bu öğüt, Bedreddin için anlama kasesinden alınmış ikinci bir yudum oldu. Ama bu kez “gökkubebeye ulaşan bir çığlık kopmadı göğsünden”, tam tersine, suskunlaştı, “kendi kendini tanımanın uçsuz bucaksız deryasına gömüldü.”

Ben De Halimce Bedreddinem, Radi Fiş (Sayfa 146)Ben De Halimce Bedreddinem, Radi Fiş (Sayfa 146)
Cemre Kara, bir alıntı ekledi.
18 dk.

...bilim asla fedakârlık yapmaz,o her zaman için öldürücü nitelikte bir şeydir.

Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard (Sayfa 22)Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard (Sayfa 22)

Kitap okuyan erkekleri görünce o kadar çok mutlu oluyorum ki? Toplumdaki kalıplaşmış on yargılardan biri de erkekler okumaz. erkeklerin ne işine yarayacak gibi .çok sacma kardeşim erkekler erkek olamaktan ziyade bir baba bir direk bir yöneticidir.onlar bilgili olmaz ise vay dünyanın haline .... kadınlarda erkeklerde kitabı bir nefes haline getirmeli zira bedenimizi yaşatmak için nefese ihtiyacımız varsa ruhumuzu yaşatmak içinde kitaplara ihtiyacımız var :)?