Bu ataerkil enlemlerde derler ki, çocuklar ağlıyorsa korkacak bir şey yoktur, ama yetişkinler ağlıyorsa – o zaman vardır. Ya aynı anda hem çocuk hem yetişkinsen ve babanın ölmekte olduğunu daha yeni öğrenmişsen…
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Roman
Bir daha geri gelmeyecek erken çocukluk dönemimi de sık sık düşünüyordum, her şey o zamanlar daha iyiymiş gibime geliyordu.
Sayfa 63·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
BK. Rastgele bölüm açtım çıkan bölüme bak
"Sen kaz o zaman Murathan!"ilerleyip yakasından kavradı."SEN KAZ BENİ DE GÖM!DUYDUN MU BENİ?O DENİZDEN ÖLÜSÜ ÇIKARSA BENİDE BURAYA GÖM"
Günahta Israr, Haram Günah Tanımamak, ALLAH'tan Çekinmemek
Halbuki İmam-ı Rabbanî bunların durumunu kitabında sarahaten beyan etmekte ve şöyle demektedir: "... Bir kimse günahta ısrar eder ve bununla da ferahlık duyarsa... o kimse münafıktır, İslam sureti -yani görünüşte müslüman olması- ondan ukubeti kaldırmayacağı gibi, azaba uğramasına da engel olamaz." Anlıyoruz ki, hayatında günah ve haram kavramına yer vermeyen, dinî vazifeleri yapmayan kimselerin müslümanlık iddiaları yalandır, ebedi saadeti ümid etmeleri de boş bir ha-yaldir. Ve bir hikmet sahibinin deyişiyle, "Amelsiz cenneti istemek, günahlardan bir günahtır." O halde, "aklı başında olan insana yaraşır ki, sayılı olan şu yaşadığı günlerini Yüce Hakk'ın rızası yolunda harcasın." "Bir kuldan ve yaptığı işlerden Mevlâsı razı olmadıktan sonra, yaşantısında safa ne arar, maişetinde tad ne gezer?.. Kul bilmeli ki, Yüce Allah, hallerin küllisine muttalidir, her yerde hâzır ve nazırdır. Bu mânada insana yakışan, O'na âsi olmaktan haya etmektir. Ayıplara ve kötü işlere bir mahlûkun muttali olduğu zannedilse, insandan asla bir ayıp ve kabahat sudur etmez, meydana gel-mez." İmam-ı Rabbanî, bu misali verdikten sonra, Allah'ın mülkünda böyle pervasız ve sorumsuzca hareket edenlerden şöyle yakınır. "... Bu ne haldir ki içine düşüldü?.. İnsanların ekserisi ne korunur, ne sakınır, ne de aldırış eder! Halbuki Yüce Hakk'ın hazır ve nazır olduğunu, gizli saklı işlere muttali olduğunu da bilirler. Bu nasıl müslümanlıktır? Yüce Hakk'a karşı itibar, bir mahlûka olan itibar kadar yok!"* *İmam-ı Rabbanî, Mektubât, 78, 429, 382. mektuplar
Sayfa 358·Kitabı okudu
İslâm Dini
"Sen benim için bir fotoğraf karesisin baba. Geçmiş bir anısın, çocukluğumsun... Ama işte o kadarsın." "Hakan'ı affettin." "Seni çok daha uzun zaman bekledim."
Sayfa 190
Alıntı
Birkaç gümüş para için Efendisini satan Yahuda'yı lanetliyorsunuz ama O'nu her gün satan bu insanları kutsuyorsunuz. Yahuda yaptığı yanlış için tövbe etti ve kendini astı ama bu rahipler, göğüslerine astıkları ışıl ışıl haçlarıyla pırıldayan güzel cübbeler giyiyor ve gururla yürüyorlar. Çocuklarınıza İsa'yı sevmeyi öğretiyorsunuz, aynı zamanda O'nun öğretilerine karşı çıkan ve O'nun kanunlarına karşı gelen bu adamların dediklerini yapmalarını öğütlüyorsunuz.
Sayfa 51·Kitabı okuyor