Son zamanlarda sırtımda taşıdığım yüklerin ağırlığından değil, ruhumun taşımaktan vazgeçtiği şeylerin yorgunluğundan bittim. Gözlerimi kapatınca geçmeyen, uyumakla şifalanmayan bir halsizlik bu. Sanki içimdeki o heyecanlı, her şeye koşan insan bir köşeye çekilmiş ve derin bir sessizliğe gömülmüş.
Koşturmacalar, beklentiler, her şeye yetişme çabası ve durmaksızın dönen düşünceler... Hepsi birleşip içimde koca bir gürültü yarattı. Ve şimdi o gürültünün yerini derin bir boşluk aldı. Kırgın değilim, kızgın da değilim; sadece çok yorgunum.