Demokrasi getirmiş olduğu temel hak ve özgürlükler prensibiyle de insanı insana kul ve köle yapmaktadır.
Özellikle şahsi hürriyet düşüncesi insanı nefsine köle yapmış,kişi sadece nefsinin arzu ve isteklerine tabii olarak, nefsinin emirlerine boyun eğerek, nefsin isteklerine karşı hiçbir engel tanımayarak heva ve hevesinin kölesi olmuştur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlar bir bütün olarak, egemenlik yani hüküm koyma hakkına sahip değildirler.
Bu hak sadece, bir olan Allah'a aittir. İnsanlar sadece, Allah'ın şeriatında bildirdiği hükümleri uygulamak durumundadırlar. Allah'ın şeriatında yer almamış bir hükmün ne doğruluğu söz konusudur, ne de meşruluğu! Doğru olan, sadece Allah'ın koyduğu hükümlerdir...
Hüküm koyma yetkisi, sadece ve sadece Allah'ın olmalıdır. İlahlığının her Şeye egemen olması gereğince hüküm, sadece Allah'a özgüdür. Zira egemenlik ilahlığın niteliklerindendir. Egemenliğin kendisine ait olduğunu ileri süren, ister bir birey, bir sınıf, bir parti, ister bir grup, bir ulus, isterse uluslararası bir örgüt şemsiyesi altında tüm insanlar olsun- tanrılığın nitelikleri noktasından herkesten önce Allah'a savaş açmış demektir.
Bil ki, kulluğun en temel özelliklerinden
bir tanesi itaat etmek ve boyun eğmektir. Hüküm sahibi, tek otorite, egemenlik ve yasama hakkı kimin ise ilah ve rabde odur. Kimin kanunlarına, yasalarına ve otoritesine boyun eğiyorsan, itaat ediyorsan, O‟na kulluk ve kölelik ediyorsun demektir.