Kibir ve iç huzur arasında insanın kendini "aklanmış" görmek istediği ince bir çizgi var sanki. Kibir kendi hatalarını görmeden yalnızca "aklanmış olmak" gibi bir sanrıya kapılarak yürümesi olurken iç huzur/ tevazu ise "aklanmış olmanın hayali ile yürümesi" oluyor, sanırım..
"Kalbim temiz değil ama yönünü temiz tutmaya çalışıyorum."