Karar verildi, Lotte, ben öleceğim. Sana bunu romantik bir heyecandan uzak serinkanlılıkla, seni son kez göreceğim günün sabahında yazıyorum. Sen bu satırları okurken, hayatının son anlarında bile seni görmekten üstün bir zevk tanımayan bu huzursuz, talihsiz adamın katılaşmış vücudunu mezarın soğuk toprağı çoktan örtmüş olacak. Korkunç bir gece geçirdim ama iyi de oldu. Kararım kesinleşti: ölmek istiyorum!
Gerçekten bütün suçun bende olduğunu hissediyorum. Eskiden bütün mutlulukların kaynağı nasıl kendi içimdeyse, şimdi de her talihsizliğin kaynağı yine kendi içimde. Bir zamanlar coşmuş duygularla oraya buraya süzülen, her adımda kendine bir cennet yaratan, bütün dünyayı sevgiyle kucaklayacak bir kalbe sahip yine ben değil miyim? İşte o kalp şimdi ölü, artık coşmuyor. Gözyaşlarım kurudu. Ferahlatıcı gözyaşlarımın artık tazelemediği duygular, alnımı korkuyla buruşturuyor.