Bir kadeh doldurdu ve bana verdi...
Suyundan içime ateş düştü!..
"Şimdi", dedi, "renksiz ve kokusuz
şarapla,
Varlık levhindeki nakışları yıka!.."
O pâk kadehi bütünüyle içtim.
Sarhoş olduğum için yerlere serildim...
Şimdi, ne kendimde değilim, ne de
kendimdeyim,
Ne uyanık, ne mahmur, ne de sarhoşum,
.
Bazen onun gözleri gibi sarhoşum.
Bazen zülüfleri gibi perişan!..
Bazen kendi karakterimden dolayı
külhandayım,
Bazen de O'nun yüzü sayesinde
Gülşen'deyim!..