Dopamin; motivasyonumuzu fazlaca etkiler. Bir şeyi yapma isteğimiz kalmadığında, enerjimiz azaldığında dopamine ihtiyaç duyarız. Dopamin düzeyini yükseltmenin en basit yolu hareket etmektir.
Kadınlar, duygu ve heyecan güdüleri yüksek olduğundan, depresyona üç kat daha yakındırlar.
Limbik, kelime anlamı olarak "sınır" demektir.
(Zaten işlevsel olarak da sınırlarımızı belirler.)
Gerginlik ve depresyon, motivasyon kaybı, uyku ve yemek alışkanlığı sorunları, çekingenlik, sosyal iletişimsizlik gibi bizi olumsuz etkileyen her durum, limbik sistemin yeterli çalışmadığında/bozulduğunda ortaya çıkar.
Limbik sistemin ilginç bir özelliği var. Kadınlarda limbik sistem erkeklere oranla daha "büyük". Bu nedenle kadınlar, erkeklere göre daha fazla duygularıyla hareket edebilirler. Duygularını daha başarılı ifade edebilirler. Sosyal iletişim kurma becerileri, erkeklere oranla daha gelişmiştir. Bu sosyal yönden bağlanma yetileri nedeniyle "annelik duygusu" ile "fedakârlık" gerektiren bakım olaylarını kolaylıkla üstlenebilirler. Tüm toplumlarda çocuklara bakım veren birincil kişiler bu nedenle erkek değil, kadındır
Limbik sistemimizin iyi çalışması bizi cesaretlendirir. Heyecanımızı artırır. Biyolojik ritmimizi düzenler. Moral düzeyimizin yüksek, heyecanımızı ifade etme becerilerimizin yeterli olmasını sağlar. Ayrıca, sosyal ilişki kurmamızda büyük faydası vardır.
Bir nöron, çok sayıda nöronla bağlantısal ağ demetine sahiptir. Ne kadar çok nöron iletişim halinde olursa, zihin işlevimiz de o kadar artmaktadır. Bilgi alışverişi bu ilişki noktaları ile gerçekleşir. (Nöronlar arasındaki ilişki ne kadar fazlaysa, o kadar zekiyiz demektir.)