Artık geleneksel anlayışla çocuk yetiştirmek yetmiyor. Öncelikle anne ve babalar kendilerini yenileyebilmeli. Gelişen teknoloji ile gelişmeleri takip edebilmeli
Çocuklar iç dünyalarını ifade edemediklerinden, bunu farklı davranışlar ile dışa vururlar. Geceleri yalnız uyuyamamak, tuvaletini kaçırmak... Tüm bu davranışların temelinde kendi dünyasında oluşturduğu olumsuz bir inanç vardır (güvensizlik, öfke, ilgisizlik, sevilmediği düşüncesi gibi)
Kendi seçimlerini yapabilen, yaptığı seçimlerin sorumluluğunu taşıyabilecek, yaşamı boyunca birilerinden bir şey beklemeden kendi istekleri için mücadele edecek, başkalarını suçlamanın rahatlığına sığınmadan kendine sorular sorabilecek ve kaderim bu demek yerine kaderini belirleyebilecek bireylerin yetişebilmesi için çocukluk yılları ve anne-baba çocuk ilişkisi büyük önem taşımaktadır