Süreyya

Süreyya
@ocean__
Bir berduştur kalbim.
“Yaşlanıyorum. Uykum kötü, gecenin yarısını karanlıkta gözüm açık yatarak geçiriyorum; tıpkı ölülerin arasındaki bir acemi gibi. Gerçeği bildiğimi düşünüyorum. Ne için kendimi kandırayım ki? Artık kimseye bir şey borçlu değilim. Sadece kendime hakikati borçluyum.”
Reklam
“Günün birinde durulursun. Artık mutluluk özlemi çekmezsin ama kendini kandırılmış ve soyulmuş gibi de hissetmezsin. Günün birinde her şeyi, cezayı ve ödülü, her şeyden payına düşen kadarını aldığını çok net görürsün. Onlar için fazla ödlek olduğun ya da belki yeterince cesur olamadığın şeyleri alamamışsındır. Hepsi bu. Bu bir mutluluk değil, bir kabullenme, idrak ve huzurdur. Bir gün bu noktaya da gelinir. Sadece bedeli çok yüksektir.”
“Bir insanın hayatta deneyebileceği en zor şeyi denedi. Ne yaptı, biliyor musunuz? Aklıyla bir duyguyu öldürmek istedi.”
“Aklını kaçırmış gibi yaşadı, süslenip püslendi, gösterişli Viyana modasına bir servet harcadı; ruhlarında inanç kalmayıp iç dengelerini kaybeden mutsuz kadınların hep yaptıkları gibi. Sonra dünyayı dolaştı, eğlence yerlerine, davetlere, ışıkların yandığı ve hayatlarının boşluğundan, değersizlikten ve tutkularından kaçıp unutmaya çalışan insanların doluştukları her yere gitti. Ne ümitsiz bir durum” dedi daha ziyade kendi kendine, “Unutmak diye bir şey yoktur.”
“İnsanlar arasında çok çeşitli güçler vardır; insanlar birbirlerini çok değişik yollarla öldürürler. Sevmek yetmez. Sevgi büyük bir bencillik şeklinde de tezahür edebilir. Tevazuyla, inançla sevmek gerek. İçinde inanç barındırıyorsa, bütün hayatın tek bir anlamı vardır. Tanrı insanlara sevgiyi, birbirlerine ve dünyaya katlanabilsinler diye verdi. Fakat tevazu olmadan seven, karşı tarafın sırtına büyük bir yük bindirmiş olur.”
Reklam