"Al, al da bak... İki ayakkabı, üç kemik etle çocuk mu büyütülür sanıyorsun, en basit şeyleri bile ne büyük savaşla aldık senden... Her şeyle, ama her şeyle savaştık, zorla, söke söke, bir mutlu gençlik yaşatmadın bize... Üniversiteye bile suçmuş gibi gittik... Sanki lütfettin... Al."
Ve Teoman’dan benimle aynı sırada işe alınan iki adamın maaşlarının benden fazla olduğunu öğreniyorum. “Bu nasıl olur?" diyorum. “Aynı eğitimden geçmişiz, ilk işimiz, nasıl onlara daha fazla verirler?”
Rahatça yanıtlıyor:
"Ama onlar erkek. (...)"
İşe başladığımın üçüncü günü, yemekhanede “Hadi hadi, kadınlık ne kadar işe yarıyor bak, güzel bir kadın görünce hepsinin içi gitti,seni alıverdiler işe.” diyor. Kan beynime çıkıyor.