İşte şeytanın “Ben ateşten yaratıldım.” bahanesi ile kardeşlerin “Biz kalabalığız.” bahanesi arasında bu bakımdan tam bir paralellik vardır. Her iki bahanede de manevî bir gerekçe yoktur. Tamamen
Alice Feeney’nin Taş Kağıt Makas romanı, gerilim türünün en sevdiği formüllerden biri olan "sorunlu bir evlilik ve şehirden uzak, tekinsiz bir hafta sonu tatili" klişesiyle açılıyor. Yazar,
Sözde iyi olmanın mutlaka bir bedeli vardır ve bu bedeli ödeyen biri/birileri hep olmak zorundadır. Zira özde İyi olmak sorumluluk almakla başlar. Kendi günahlarını başkalarına yükleyen ve onlara acı çektiren kişilerin girebilecekleri bir cehennemi bile olmayacaktır.
...
Herkes, bütün Omelas halkı onun orada olduğunu biliyor. Bazıları gelip görmüş, diğerleri orada olduğunu bilmekle yetiniyor. Hepsi onun orada olması gerektiğini biliyor. Bazıları nedenini anlıyor, bazıları anlamıyor ama hepsi, mutluluklarının, şehirlerinin güzelliğinin, dostluklarının sıcaklığının, çocuklarının sağlığının, alimlerinin bilgeliğinin, ustalarının maharetinin, hatta hasatlarının bolluğunun ve mevsimlerinin şefkatinin bile tümüyle bu çocuğun korkunç ıstırabına bağlı olduğunu biliyor.