10/10
·288 syf.··
2026 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 01:25
Bu kitabı övebildiğimiz kadar övelim herkes alsın okusun okuduktan sonra uzun uzun konuşalım istiyorum. Musa Aleyhisselam’ın hayatının anlatıldığı en güzel kitap olabilir. Yazardan okuduğum ilk kitap ve muhakkak diğer kitaplarına da bakacağım o kadar güzel ki. Musa Aleyhisselam Kuran-ı Kerim’de en çok ismi geçen peygamber birçok surede peygamberlik süreci, mucizeleri bizlere anlatılmış. Doğumundan ölümüne kadar bütün insanlığa rehber niteliğinde bir peygamber. Bu kitapta ise yazar onların gözünden anlatıyor her şeyi. Allah’ın kalbine koyduğu iman, sabır ve sükunet ile yavrusunu Nil nehrine bırakan Musa Aleyhisselam’ın annesi. Nehirde bulduğu bebeği görür görmez kalbinde oluşan sevgi ile büyüten Hz. Asiye. İmanı uğruna türlü zorluklara göğüs geren, bedeller ödeyen Maşita ve dahası. Kitap bittiğinde verilen teslimiyetin altında kendinize bakarak eziliyorsunuz. İman uğruna nasıl savaşılmış, ne bedeller ödenmiş okudukça hayretler içerisinde kalıyorsunuz. O an kendinizle olan sorgunuz başlıyor. Musa Aleyhisselam’ın hayatını bu şekilde okumak çok güzeldi farklı bir okuma deneyimi oldu çok beğendim.
AsâNuriye Çeleğen · Timaş Yayınları · 2025216 okunma
Sessizliğin ve Sesin İzinde: "yumuşak g"
Puan vermedi·112 syf.··
2026 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 23:33
Edebiyatta kısa öykü, hacmine sığmayacak kadar yoğun bir anlatımla insan ruhunun en saklı taraflarına ulaşabilen özel bir türdür. Zehra Âli Yılmaz, ‘yumuşak g’ adlı öykü kitabında bu imkânı başarıyla kullanarak okura samimi, duru ve katmanlı bir anlatı dünyası sunuyor. Kitap, alfabenin kendine mahsus harfi olan, tek başına bir kelimeyi başlatamayan fakat dokunduğu sesi uzatan yumuşak g üzerinden hayata ve insana dair hüzünlü bir benzetme kuruyor. Kitaba adını veren ve açılışı yapan “yumuşak g” öyküsünde yazar, bu dil bilgisi unsurunu sosyal hayatta sesini duyuramayan, geri planda kalan ya da suskunluğunun bedelini ödeyen insanların simgesi hâline getiriyor. Eserin ruhunu yansıtan şu satırlar, kitabın temel yaklaşımını da ortaya koyuyor: “Bir insan yumuşak g olsaydı en fazla ‘değil’ demekten ürperirdi herhâlde. Tepki görmekten, dışlanmaktan, zarara uğramaktan hatta elindekileri kaybetmekten, bedel ödemekten endişe ederdi... Sustu. Bu, ona verilmiş bir hak değil, ödediği bir bedeldi.” Yazar, günümüz insanının en belirgin açmazlarından biri olan yalnızlığı ve anlaşılma arzusunu, dilin ince imkânlarından yararlanarak anlatıyor. Karakterlerin içine çekildiği sessizlik, “Ciğerleri sanki dar bir kelimenin içine sıkıştı. Konuşursa sesinin çatlayacağını biliyordu.” cümlesiyle somut bir acıya dönüşüyor. Kitap boyunca hissedilen bu tema, “Ses” öyküsünde daha belirgin bir görünüm kazanıyor. Açılıştaki suskunluğun aksine burada ses, hayatın kendisiyle özdeşleşiyor: “Dil sussa da ses bir yerden sızdırır kendini.” Doğanın bütün tınılarını yaşamanın işareti olarak sunan yazar, karakterin ruh hâlini taşra atmosferi içinde yeniden kuruyor: “Ses, onun için varlığın emaresiydi. Ses varsa hayat da vardı. Bir varlık sesini kaybettiyse geriye kaybedecek bir şeyi kalmamış
Yumuşak GZehra Âli Yılmaz · Kitap Ağacı Yayınları · 20261 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·375 syf.··
2026 53. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 11:45
Emir, hepimiz gibi hataları olan, korkan, bencilce davranabilen ama bunun bedelini içten içe çürüyerek ödeyen bir insan. Afganistan’dan kilometrelerce uzağa gitmek bile geçmişin gölgesini silemez. Çünkü insan geçmişini bavuluna koyup her yere taşır. ​Yıllar sonra gelen telefonda "Yeniden iyi biri olmak mümkün" sözü Emir’in geçmiş günahlarından arınmak, Hasan’ın emanetine sahip çıkmak için Kabil’in tanınmaz hale gelmiş, yaralı sokaklarına geri dönüşü bir vicdan muhasebesi olacaktır. Yazar bu kitabıyla yine kalplere dokunmuş..
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,5bin okunma
Hikayesi gibi karanlıkta kalmış bir kitap
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2024 22:43
Tahar Ben Jelloun'un Işığın Kör Edici Yokluğu romanını yaklaşık iki yıl önce okudum. Aradan geçen zamana rağmen hâlâ aklıma gelen, zihnimde yaşamaya devam eden kitaplardan biri. Bazı kitaplar okunur, kapağı kapatılır ve zamanla unutulur. Bazıları ise insanın içine yerleşir. Bu roman benim için ikinci gruba giriyor. Kitap, Fas'ta 1971 yılında Kral II. Hasan'a yönelik başarısız suikast girişiminin ardından yaşanan gerçek olaylardan esinleniyor. Darbe girişiminden sonra hayatta bırakılan askerler, sorgulanıp Tazmamart zindanlarına gönderiliyor. Ancak buraya "hapishane" demek bile yetersiz kalıyor. Çünkü burası bir cezaevi değil, yaşayan insanların yavaş yavaş ölüme terk edildiği bir mezar. Yirmi yıla yakın bir süre boyunca karanlığın içinde, insanlık dışı koşullarda yaşamaya çalışan mahkûmların hikâyesini okuyoruz. Hücreler o kadar dar ve karanlık ki insan, böyle bir yerde birkaç gün bile dayanmanın mümkün olup olmadığını düşünmeden edemiyor. Buna rağmen bazıları yıllarca hayatta kalmayı başarıyor. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şeylerden biri umut ve inanç arasındaki fark oldu. Normalde umut insanı ayakta tutan bir şey olarak görülür. Oysa bu romanda umut etmek bazen insanı öldüren bir şeye dönüşüyor. Çünkü sürekli kurtulmayı beklemek, her geçen gün biraz daha hayal kırıklığına uğramak demek. Bu yüzden mahkûmlar umut etmeyi bırakıyorlar. Onları ayakta tutan şey ise inanç oluyor. İnanç sadece dinî anlamda değil; insan kalmaya, aklını korumaya ve kendi iç dünyasını ayakta tutmaya duyulan inanç. Kitap boyunca insanın ne kadar dayanabileceğini görüyoruz. Açlık, hastalık, yalnızlık ve karanlıkla mücadele eden insanlar zamanla fiziksel olarak tükeniyor. Bazıları aklını kaybediyor, bazıları sessizce ölüme yaklaşıyor. Bir zamanlar özgürce dolaşan, kahve içen, yemek
1000Kitap
Işığın O Kör Edici YokluğuTahar Ben Jelloun · Sia Kitap · 2020700 okunma
Puan vermedi·74 syf.··
2026 8. kitabı
Bir sabah gözünüzü bir böcek olarak açtığınızı düşünün. Dönüşüm", aslında Gregor’un değil, ailesinin dönüşümünün hikayesi. Gregor, bir kumaş pazarlamacısı olarak ailesinin tüm borçlarını ödeyen ve evi geçindiren bir kişi, O ürettiği, para kazandığı sürece ailenin sevgili oğluydu. Ancak bir böceğe dönüşüp işlevini kaybettiği an, hiyerarşinin en altına düştü. Başta duyulan acıma hissi, hızla yerini tiksinmeye ve ardından "ondan nasıl kurtuluruz?" sorusuna bıraktı. Kafka, en kutsal kabul edilen aile bağlarının bile çıkar ilişkileri üzerine kurulduğunu yüzümüze sertçe çarpmış. Edebiyat dünyasının okunması gerekli kitaplarından biri daha diye düşünüyorum.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,1bin okunma
9/10
·408 syf.··
2026 30. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 17:36
"Bedeli ödeyen sen değilsen, bir bedel ödenmesini haklı bulmak alçaklıktır." Kitabı özetleyen çok çarpıcı cümle bu. 1915 yılında çökmekte olan imparatorlukta yaşananları, Ermeni tehciri üzerinden eleştiren kitap, yazılmayan ve söylenmeyen tarihe ışık tutuyor. Kitap, Ahmet Altan ın sürükleyici üslubu ile bütünleşen bir tarih okuması.
O YılAhmet Altan · Everest Yayınları · 2025361 okunma