Yaşam yumağını, çözülemez hale; tek bir katı, belirsiz düğüm haline gelene dek, çözmeğe çalışmalısın
- ki o tek katı düğüm, sonunda, kolayca çözülsün ...
Yaşamı düğümlemeden çözemezsin.
Yavaş yavaş, şaşmaz adımlarla olacağına varacak yaşamın - sen de, hayretle seyrederken onun oluşumunu, bileceksin ki, zaten, böyle olacaktı işte ...
Yaşamını, hayretle, bileceksin.
Ne beklediğini bilerek -ama, beklemeden yaşayacaksın: en çok beklediğinin de, gelse bile birgün, hiçbir zaman beklediğin anlamda gelmeyeceğini bilerek ...
Yaşarken düşeceksin.
Ama bu demek değildir ki yaşamın boşunaydı; önce yükselip sonra düşerek, bir hiç oldu: Zaten, bu yüksekliklere çıkıp , bu derinliklere düşmen, senin yaşamının getirdiği zorunluktu - sen, sen olarak, ancak ve zorunlu olarak, o yüksekliklere çıkıp , ancak ve zorunlu olarak, o derinliklere düşebilen olacaktın - oldun da, oluyorsun da,
daha da olacaksın.