Off o kadar pişman oldum ki o gerizekalı yarışmaya girdiğim ve ilk üçe dahi dahil etmedikleri çalışmama yani ne diyim ki keşke emek vermeseydim bir ay düşünüp fln dandik birşeyler çizsem daha çok görünür olurdu
Off stresten panik ataklar geçiriyorum dua edin geçeyim.. bu son yokuş.. ama en zoru.
Reklam
asık olmak ıstıyorum ya off
Off of of
"bir ara onu okuruz, bu tarifi yaparız, şu filmi izleriz.. belki şundan da ilham alırız, biraz tuz ve karabiber.." derken geride her şeyi yapmak istemenin verdiği maymun iştahlığı ile hiçbir şey yapmadan kalakalırız.. Bir şeyi öyle yapmalıyım ki off abi ne yaptı desinler gibi yaşanıyor. belki ben de buna alet olmaya başladığım için böyle düşünüyorum.. Ya da sadece ben böyleyim.. Sürekli birşeyler yapmak lazımmış hissi.. Boş kalma.. Tamam mantıklı.. Boş kalınca kafada şimşekler çakıp seni farklı senaryoları belki de yüzbinlerce açıdan tekrar tekrar çekip reddediğin bir setapa dönüyor.. Ya sürekli hayatını meşgul edip kendini görmezden gelmen gerek ya da kendini yiyip bitirmen gerekiyor gibi.. Anlamıyorum.. Her ikisi aynı anda hem mantıklı hem mantıksız.. Ortasını bulmak lazım, bu zaten cepte.. Ama neyi yapsan bir yerinde yanlışmış gibi.. Bilmiyorum..
Her Neyse..
Eder , Paha , Fiyat
Profesör, temizlikçi kadının söylediklerini duymuştu. Söylenenler aklında dönmeye başladı. Değerli olduklarını bize düşündüren şey, pahalı olmaları herhalde! O "paha" ya sahip olduğumuzun görgüsüzlüğünü sergileyerek varsıllıktan kaynaklanan üstünlük egomuzu tatmin etmişiz demek ki! Off! Ne kadar basit! Nasıl da göremedim yıllarca, diye düşündü. Sıkkın canı, biraz daha sıkıldı. [Pahalı şeylerin değerli olduğu inancıyla zehirlendi insanoğlu. Oysa "eder" i olan her şey değersizdi. Önceleri eşyalara, yetmedi diğer insanlara da paha biçti. Pahası kadar değer yükledi. Ve her zaman, -kendince- daha değerli insanlar olduğu düşüncesiyle, sürekli onları harcadı. Diğer insanlarında kendisi için öyle düşündüğünü gördükçe, daha değerli eşyaya sahip olup, kendi değerini -ederini- yükseltmek derdine düştü. Gittikçe zavallılaştı. Bilemedi eksildiğini.]
D' Evrilenler
D' Evrilenler

KerZeY35

@kerzey35
·
Ne zaman sonra, odasının kapısının tıklanmasıyla doğruldu. Oturdu. "Girin!" dedi. Kapının kenarından, elinde beyaz bir bez olan temizlikçi kadın kafasını uzatıp: Beyim, sıra bu odaya geldi. Hemen çarçabuk halledivereyim, dedi. Bu bir rica değil de haber veriyormuş gibi bir tavırdı. - Olur, dedi, profesör. O hala kendi dünyasında; kendini, yaşamını haklı kılacak, tutunabileceği bir şey arama derdindeydi. Kadına dikkat etmedi bile. Çalışma odasının bir duvarında, eskiden salonda olan, yenisi alınınca kitaplık olur bahanesiyle bu odaya konulan ama içindekilerle birlikte geldiği için tek bir kitabın bile yer bulmadığı vitrin bulunuyordu. Kadın vitrini açıp, bir adım geri attı. Ellerini beline koyup, yapacağı temizliğin gözünde büyüdüğü her halinden belli olan bir tavırla ve profesörün odada olduğunu bir an için unutarak: - İnsanlar kullanmadıkları şeyleri neden saklarlar ki evlerinde? hiç anlamam! Atsan atılmaz, satsan satılmaz. Öff! Amma da saçma! Yemin ederim şu zenginleri hiç anlamıyom, dedi ve temizliğe başladı.
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam