İlkay Akkaya’nın ODTÜ Bahar Şenlikleri
gibi muhalif bir etkinlikte, kendilerine muhalif diyen ancak sisteme hizmet etmekten başka amaç gütmeyen bir grup faşist tarafından saldırıya uğraması.Hayatlarında hiçbir acıyı devletten bilmemiş, gerçek düşmanlarını tanımayan ve bir kere bile “Ağla Sevgili Yurdum” dinlememiş bu kitlenin, yıllarca protest müziğin önemli isimlerinden biri olmuş bir sanatçıya saldırması aslında daha büyük bir dönüşümün göstergesidir.
Buradaki mesele yalnızca bir konser tartışması değildi. Asıl mesele, Türkiye’de muhalif kültürün kendi tarihsel hafızasıyla kurduğu ilişkinin zayıflamasıydı. Çünkü neoliberal dönem ve AKP yalnızca ekonomiyi değil, politik algıyı da değiştirdi. Eskiden kolektif mücadele deneyimleri üzerinden kurulan muhalefet kültürü, bugün daha parçalı, daha bireysel ve daha hızlı tüketilen bir dile sıkışmış durumda. Buna ek olarak devlet desteğiyle yükselen sağ dalga, sosyal medyadaki yoğun manipülasyon ve algı yönetimi de bu dönüşümü besliyor. Zaten kötü durumda olan eğitim sistemiyle birlikte; sosyal olarak büyük yoksunluklar yaşayan, bilinçsizce yetiştirilen genç bir kitlenin ortaya çıkması da buna eklenebilir.