"Gittiği mahalle mektebinde eşek sudan gelinceye kadar dövmeselermiş dinden imandan böyle nefret etmeyecekmiş. Sonrasında gittiği Şemsi Paşa Okulu'nda kendisine adam gibi davransalarmış batıyı örnek almayacakmış. Hay, Kur'an öğreteceğim diye yola çıkıp el kadar çocukları paralayan yobazlar."
Yalnızlık da epey tuhaftır. Bazen balta girmemiş bir orman gibi tehlikeler ve sürprizlerle doludur.
..İnsanın şaşmaz bir hayat düzeni kurarak boş yere mücadele ettiği can sıkıntısı.
Geceleri yatağa uzandığında sıcak bir sisin içinde yatar gibi oluyorsun. Sabah sis daha yoğun ve sıcak. Kısa bir süre sonra hissizleşiyorsun. Herkes içiyor, insanların gözlerine kan oturmuş. İlk yıl, öleceğin duygusuna kapılıyorsun. Üçüncü yıl, artık eski sen olmadığını, hayatın ritminin değiştiğini hissediyorsun. Daha hızlı yaşıyorsun, içinde bir şey yanıyor, kalbin farklı atıyor ve bir yandan da hiçbir şeyi umursamıyorsun. Aylarca, hiçbir şeyi. Sonra bir an geliyor, sana ve etrafına ne olduğunu artık bilmiyorsun. Bu bazen beş yıl sonra oluyor, bazen daha ilk aylarda. Sinir krizi. Bir çok kişi böyle bir anda katil oluyor ya da kendini öldürüyor.