En kötü kafeslerin kendi kendimize yarattıklarımız olduğunu öğrendim. >Bir salyangozun anıları<
BEN GİDERİM Ne güzeldin. Orada, ilk oturduğumuz yerde, bana baktığın pek çok zaman beni yerdeki parkelere bakarken yakalıyordun ya zaman zaman. Ben o anların hiçbirinde parkelere bakmıyordum da, öyle zannet istiyordum. Yoksa karşımda sen otururken s*keyim parkesini! Parke değildi mevzu, mevzu sana mevzunun parke olduğunu zannettirmekti. Bunu gerektiriyordu çünkü takıntılı bir ruh hastası olmak! Biraz evvel ağlamış kadın yüzünde ittifak etmiştik Tarık abimle beraber. Bir yüz ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi çünkü. Ne zamana kadar? Yüz yüze gelene kadar. Sonrası komple mahçubiyet! Bozulur muyum ben sana? Hayatta bozulmam ben sana. Ama daha çok bakarım parkelere. Aslında bakmam da, bakıyormuş gibi yaparım, sen de bozulma.. Yoksa nasıl kurulur dengeler?.. Her şeyden hevesimi aldım dediğim zamanlarımda hiç bilmediğim heveslere meylettim hattı zatında. Ayıplama da beni, mümkünse anla, mümkün değilse salla! Soğudu gibi oldu havalar. Dikkat et kendine! Artistlik yapma, yürürken önünü kapa. Ve korkup gidersem bir gün. Sakın kızma. Kızma çünkü; Çok durmam ben, duramam bütün gece çorbacıları bilir o yüzden istasyon civarındadır hep kiraladığım bütün evler kalmak alışkanlık biraz marifet biraz biraz cesaret bense ne alışığım ne mahir ne cesur dönüp dolaşıp başladığım yere döneceğimi bilsem de kanadıkça giderim kanattıkça giderim devirdiğim otuz küsür yaş başka bir şey de değil de
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir çiçek gibi açmayı öğrendim; ama hangi mevsimde solduğumu kimse görmedi. Sueda
İnsan ve Duygular
Kaç güneş battı o gecede bilmiyorum. Ama bir daha hiç sabah olmayacak gibiydi. Bir söz, kaç güneş batırır o zaman öğrendim.
Kendine kucak arayan gövde Kendini yok eden gövde Yitirdin kendini işte Artık ne yurt sana Ne varolabiliyorsun başka evde. Bu mum medeniyetinde Bu metal öznede Bu cam sözde Ne yurt sana dil Ne şölen yeterince. II Ben büyüdüm Akasyalar öldü Üzgünüm. Dışınız çok kalabalıktı Beni içinizdeki zindana attınızdı Olur ya bir gün Suyu hatırlar şelale Şeytan utanmayı öğrenir ve Yüzleşir yüzünüz mevsimlerle Sırf bu yüzden büyüdümdü, Akasyalar öldü. III Karanlık suyun dibini göze aldım Sonsuzluğu göze aldım o yatakta Sen gittin ben bu balkonlara kaldım Metalin damara dayandığı nokta Şimdi söylüyorum dilimdeki küfrü
Bazen bir yoldan geri dönmeninde ilerlemek olduğunu çok sonradan öğrendim
Alıntı