Fatih Eskikurt, bir alıntı ekledi.
16 saat önce · Kitabı okuyor

İnanç ve öğreti gücü
Bir fikir insanı, kendi inanç ve öğretisinin içsel gücüne olan inancını yitirir yitirmez onu zor yoluyla yaymaya çalışır ve insan özgürlüğüne karşı savaş ilan eder.

Vicdan Zorbalığa Karşı Ya Da Castello Calvin'e, Stefan Zweig (Sayfa 27 - İletişim Yayınları Giriş)Vicdan Zorbalığa Karşı Ya Da Castello Calvin'e, Stefan Zweig (Sayfa 27 - İletişim Yayınları Giriş)
Semanur Altunbulak, bir alıntı ekledi.
21 saat önce · Kitabı okuyor

Müslümanlıkta ,Yaradan'la kulu arasındaki mesafe asla değişmez. İnancı salt doğrularla yorumlandığında,yaratan ile yaratılanın arasında başka hiçbir varlık yoktur .Olduğu sanılanlar ,sadece yanılsamalar ,düzmece öğreti veya cisimlerdir

Ben, El Fakir-ül-Hakir, Sinan, Mehmet Coral (Sayfa 217)Ben, El Fakir-ül-Hakir, Sinan, Mehmet Coral (Sayfa 217)
iskra, bir alıntı ekledi.
21 May 11:35

"Ben; sessiz ve derin bir halkın çocuğuyum.. Yalnız sessizlik değil; genel olarak, korkusuzluk da halkımın en belirgin özelliği.. Buna; diretme ve başkaldırmayı da eklemek gerek.. Ancak, böylece kestirip atmak; salt ırkçıların hoşlanacağı bir bağnazlık olur.. Evet, bu korkusuzluğu, soya çekim yasalarından çok; devrimci öğreti, devrimci bilinç ve kavga koşullarına borçluyum.!" AhmedArif

Cemal Süreya’ya Mektuplar, Ahmed ArifCemal Süreya’ya Mektuplar, Ahmed Arif
Murat Sezer, Ermiş'i inceledi.
21 May 01:01 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Her cümlesi başka bir ögreti içeren okunduğu anda akılda çok daha fazlasını çağrıştıran bir kitaptır. Bazı yerlerinde bunu daha önce biliyordum diyebilirsiniz. Yazar bildiğiniz bir konuyu tek bir cümleyle nasıl özetlemiş şaşıp kalıyorsunuz. Sayfa sayısına aldanmadan okumanızı tavsiye ederim. Aşk, evlilik, din ve birçok konuda görüşler sunmaktadır. İçerik bakımdan sayfa sayısından onlarca kat fazlasını içerdiğini söylebilirim. Okunması gereken kitaplardan biridir.

Tuba Korkmaz, bir alıntı ekledi.
18 May 19:08 · Kitabı okuyor

Minominike'nin Yüce Ruh hakkındaki öğretileri
Birinci öğreti :Bu, kurt öğretisidir.Buradaki ders şudur;Tevazu Tanrı'nın kalplerimizdeki ikametgah yeridir. Tevazu tıpkı bir kurt kadar güçlü kuvvetli bir varlık olsan ve kendini aşmaya muktedir olsan da fırsatlardan istifa ederek böyle bir mücadele içine girmemen demektir....
O Yüceler Yücesi olduğu halde karşımızda eğilir ve O'na ait olan nimetleri cömertçe önümüze sunar. O'nu görmezden gelsek de ve hatta varlığını inkar etsek de yanımızda olmaktan mutluluk duyar. Buna gerçek tevazu denir.

Minominike'nin Mektupları, James C. Washburn (Sayfa 86 - Zahradan Yayınları)Minominike'nin Mektupları, James C. Washburn (Sayfa 86 - Zahradan Yayınları)

anarşist ana..
İnsan denen hücre'nin hala anlasilamamasi! !
garip değil mi?
hala anlayamadiysan söylüyorum. .
yerleşik hayata geçmemiş, ogretilerine bağlı bir topraktir insan..
sen onu burjuva lastirmak için öğreti yapıyorsun ..
deneyimlemek tekrar tadı veriyor. .
kal işte..hücre denen bolunmemislikte. .
ben toprak seviyorum. ..
bolunmemis hücre seviyorum. .F.a.t.

Hasan Suphi, bir alıntı ekledi.
15 May 15:24 · Kitabı okuyor

Su ve Taş
Dünyadaki en yumuşak şey
dünyadaki en sert şeyin üstünden
atlar ve akar gider.

Elle tutulamayan
sızar girer
geçit vermeyene.

Böyle bilirim yapmamanın faydasını.

Sözsüz öğreti,
yapmamanın karı-
çoğu kişi anlamaz bunları.

Lao Tzu: Tao Te Ching, Ursula K. Le Guin (Sayfa 77 - Metis)Lao Tzu: Tao Te Ching, Ursula K. Le Guin (Sayfa 77 - Metis)
Ali Rıza MALKOÇ, Aydınlanma Yazıları'ı inceledi.
13 May 19:25 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap inceleme Yazısı

Kitap adı : Aydınlanma Yazıları
Yazarı : Prof. Dr. Afşar Timuçin
Yayınevi : Bulut Yayınları
Baskısı : 1.Baskı/Nisan 2018/188 Sayfa


Mevlânâ; “İnsan fikir ve düşünceden ibarettir, geri kalan ise et, kemik, sinir ve sudur” der.
Fikir ve düşünce ise, evreni ve insanı tanıma, anlama çabası, yeteneğidir.
Felsefe bu anlamda çok önemli ve gereklidir.
Yazar, adeta felsefenin anayasası gibi bu kitabında, on farklı makale ile bize aydınlanmanın işaretlerini veriyor. Yani nasıl anlatayım, duygu ve düşüncelerimle olağanüstü bir heyecan duydum.
Afşar Timuçin, düşünceler tarihini en iyi yorumlayan, yaşanılan çağın insanına öneriler, öngörüler sunan, kararmış vicdanların, umutsuz gönüllerin, ipotekli bilinçlerin ortak yaşam kültürüne nasıl çekilebileceğini keşfetmiş, en anlaşılır filozoflardandır bence.
Bugünlere nasıl gelindiğini daha iyi kavrayabilmek için, dünya düşünceler tarihini elbette okuyacağız. Fakat günümüze adaptasyonu için, Afşar Timuçin gibi düşünürlere ihtiyaç var.
Bir filozof sadece felsefe ile yola çıkmıyor. Bilim, sanat, estetik, kültür, metafizik, tarih ve benzeri alanlardan da beslenir.
Yazarın eserleri; sevgi, barış, umut, denge, sağduyu istasyonu gibidir. Uğrayanlar ihtiyacına göre yakıt ikmali yapabilirler. Aracınız ve güzergâhınız ne olursa olsun, uğramanız önerilir.
Felsefe nedenleri araştırır, kavga unsuru yaratmaz, kin davası gütmez, hiçbir düşünce, inanç, grup ya da kurumun kolluk ve koltuk gücü değildir. Bu donanımıyla felsefe, diğer bilimlere de yardımcı olur.
Felsefe; ahlâk, mantık, sevgi, tutarlılık ve sağduyunun buluştuğu bir sosyal bilimdir.
Aykırı düşünceler, tez ve teorilerle kavga etmez. Onardan da istifade etme anlayışını tercih eder.
Önyargılardan kurtulma, nedenleri sorgulayarak gerçeğe ulaşma. Sadece sonuca değil, tarihsel sürece ve sürecin halkalarına bakarak karar verme. Değişime istekli ve donanımlı olarak hazır olma…
Evet bu saydıklarımız felsefenin öğreti ve öngörülerinden bir kısmıdır.
Kavramları tanımlamak, uzağımızda kalan mekân ve dünyaları, toplumları bir bütün içerisinde konumlandırmak için ter döker felsefe. Kan ve gözyaşına karşıdır.
Felsefe düşünsel bir bilimdir. Sosyoloji gözlemsel, psikoloji metafizik ve ruhsal, fen bilimleri ise deneysel bir bilim dalıdır. İnsanlık ve toplum ortak fayda alanında birbirlerinden etkilenirler.
Felsefe insanı etkin ve yetkin bir bilince ulaştırır. Durağan, taklitçi ve bozguncu bir kavrayıştan;
dinamik bir toplumsal mayaya, katalizör etkenlere destek olur. Duygusal, duyumsal, fikirsel olgunluğa ulaştırır. Hep sorar ve sorgulamaya, sorgulanmaya açıktır felsefe insanı. Kimin neye inandığına, nasıl düşündüğüne takılmaz, sonuçta insanlığa ne sunduğunu gözlemler.
Bilgi, eylem ve yaşam kuramı geliştirir ve sunar felsefe insanı. Siz ona ister bir bilge deyin, ister usta, ister aydınlanmacı, filozof deyin. Sunduğu ve nasıl anlaşıldığı önemlidir.
Din ile de çatışmaz felsefe. Yağmurun niye yağdığına, kim yağdırdığına bakmaz. Kime, nereye, nasıl yağıyor, evrene etkileri nelerdir onları gözlemler.
“Dine neden inanayım?” sorusunu kendine sorarken birey, dinin kapsama alanından çıkarak sorar bu soruyu. Ayakları yere basar ve daha bilinçli inanır ve huzur bulur. “Neden insanlar mutsuzdur?” sorusunu sorarken de toplumu, tüm etkenlerden arınarak kuş bakışı gözlemler ve yorumlar.
Arı yüzlerce çiçekten polen toplar, kendi özünden salgıyla onu işler ve bala dönüştürür.
Balın içindeki farklı çiçek özlerini göremez ve ayrıştıramazsınız.
Fikir ve düşünceler de öyledir. Yüzlerce kitaptan zihnimde biriken bilgi donanımları, bu kitabı da okuyunca, bu cümlelerle sizinle buluşuyor. Neyin nerden nasıl geldiğini ayrıştırmak mümkün değil.
Düşünceyi inançla tartma ve denetleme, inancı da felsefeyle sorgulamanın, bireyi ne kadar kısırlaştırdığını ancak felsefe okumalarıyla anlayabiliriz.
Felsefe insan mutluluğunu merkeze alan, özerk bir arayış, sorgulama ve düşünsel bir direniştir.
Evrensel ahlakın kaynağıdır.
Toplum ile, iradesini kullanamayan yığınlar arasındaki farkı, bu kitapla daha iyi fark edeceksiniz.
Felsefe, düşüncenin bazen tohumu, bazen de toprağıdır. İkisine de yön veren, istifade eden insandır.
Bu kitap ile felsefe dünyasına yelken açan toplumsal bireyler, ögeler; sorunlarının %90ını çözebileceğine inanıyorum. Felsefe makine, ekmek, bina, gıda üretmiyor, istihdam yaratmıyor elbette. Fakat bu süreçleri daha verimli ve hızlı hale getiriyor.
Tüm insanlığın, ortak bir yaşam medeniyetinde buluşması dileğiyle, iyi okumalar.

13.05.2018
Ali Rıza Malkoç
#armozdeyis