Sözcükler böyledir, ha bire kılık değiştirirler, birkaçı diğerleri ile bir araya gelir, nereye varmak istediklerini bilmiyor gibi görünürler ve ansızın, birdenbire ve kendiliğinden çıkıveren ikisi ya da üçü ya da dördü yüzünden -bir kişi zamiri, bir zarf, bir fiil, bir sıfat- bir heyecan karşı konulamaz bir şekilde tenimizin ve gözlerimizin yüzeyine yükselerek duyguların ağırbaşlılığını yerle bir eder, kimi zaman daha fazla dayanamayan sinirler olur, çok şeye direnmişlerdir, hepsine direnmişlerdir, bir zırha bürünmüş gibidirler.