Nasıl ki kızların toplumsal şöhreti cinsel kurlara direnip onları kontrol etme yeteneklerine dayalıysa, erkeklerinki de elde ettikleri cinsel zaferlere bağlıydı.
Evli bir kadının zina eylemi "mülkiyet kanununun ve kalıtsal soy düşüncesinin affedilmez bir ihlaliydi" ve keşfedildiğinde ağır biçimde cezalandırılıyordu. Buna karşılık kocaların zinası, genellikle "esef duyulacak ama anlaşılabilir bir kusur" olarak görülürdü.