“Bizi endişelendiren, bize karşı olan insanlarin çokluğu değil, bize karşı olmalarının altında yatan sağlam nedenler olmalıdır. Yani, dikkatimizi kabul görmediğimiz gerçeğinden
uzaklaştırıp, niçin kabul görmediğimize ilişkin açıklamalara
yöneltmeliyiz. İçinde bulunduğumuz topluluğun büyük bölümünün bize karşı olduğunu öğrenmek korkutucu gelebilir
ama mevkimizi terketmeden önce bu kişilerin hangi yöntemleri kullanarak bu sonuca vardıklarını irdelemeliyiz. Bize muhalefet edenlerin düşünme yöntemlerinin sağlamlığı, onların muhalefetine vereceğimiz değeri belirler.”
“Başkaları tarafından onaylanmamayı bu kadar ciddiye almamızın temelinde ise, yalnızca terfi etmek ya da ayakta kalmayı başarmak gibi pragmatik nedenler değil, çok daha önemli bir neden yatar: Alaya alınmak yoldan çıktığımızı gösteren ve asla göz ardı edemeyeceğimiz bir işaret gibi gelir bize.”
“Biz bu kadar sağlam duramıyorsak, kişiliğimizle ya da elde ettiğimiz başarılarla ilgili birkaç ağır söz işitince gözyaşlarına boğuluyorsak, bunun nedeni, haklı olduğumuza inanmak için ille de başkalarının onayına gereksinim duymamız olabilir.”