Nasıl bir bina önce düşüncede oluşturuluyor ve ondan sonra proje halinde kağıda dökülüyorsa, Allah da kainatı önce hayalinde oluşturmuş, sonra bunları a'yan-ı sabitesinde tespit etmiş, daha sonra da sırasıyla zuhur alemine göndermeye başlamıştır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gerçek mürşitler, "Benim ümmetimin alimleri İsrailoğullarının peygamberleri ayarındadır" hadisi gereğince bazı tasarruflarda bulunabilir ve keramet gösterebilirler. Ancak bu, onların kendi arzularına tabi olmayıp, onlardan işleyenin bisıfatihi (sıfatı vasıtasıyla) yaptığı işler mahiyetindedir. Böylelerinin her devirde bulunduğunu bilmekte fayda vardır.
Ahadiyet alemi bir tohum, bir çekirdek veya bir yumurta gibi olduğu için tenzih alemidir. Bu alemde her şey çekirdeğin içindeki ağaç gibi vardır. Nasıl çekirdekte ağaç yok, ama ağaç olma istidadı varsa, yani o çekirdekten ağaç çıkabiliyorsa, bu mertebedeki her şeyin durumu da bunun gibidir.
Ân, Şah-ı Velâyet'in "Ben bâ'nın altındaki noktayım" dediği, on sekiz bin âlemi kendinde toplayan noktadır. Bu noktanın açılıp, kapanması zamanı meydana getirir.