Şevval Öztürk

Şevval Öztürk
@ohelldorado
Yaşamak umrumdadır.
"Yarın" diye düşünülen şey artık çoğumuz için öte dünya kaygısı olmaktan çıkmıştır. Yarın sorusu çokları için tatil hazırlığından ibaret haline gelmiştir.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İyi bir Müslüman kötü bir dünyanın şartlarını sineye çekerek yaşıyorsa hala iyi bir Müslüman olarak yaşamakta olduğunu savunabilir mi?
Şüphesiz zenginlik nimet, yoksulluk beladır. Fakat zenginliği bela, yoksulluğu nimet haline getirmek de insanın elindedir. Şükürsüz ve zekatsız zenginlik bela olacağı gibi sabırla ve tevekkülle katlanılmış yoksulluk nimet haline gelebilir.
Kısaca söylersek, bugün problem alanı olarak önümüze getirilen konuların tümüne düzmece problemler diye bakılmalıdır, insanlar her neyi put olarak görmüşlerse o putlar karşılarına problem olarak çıkmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, günümüz dünyasında asıl problemin, problem diye uğraşılan konular olmadığını, fakat asıl problemin kafa yapısından doğduğunu söylemek gerekecektir.
Afrika’da, Hindistan’da, Güneydoğu Asya’da, Güney Amerika’da, açlıktan kemikleri çıkmış bebelerin resmini çektirmek için yarışa giren ve bu yarışta binlerce lirayı bir kalemde sarfedebilen gazete ve dergilerin bulunduğu bir dünyada, en aç insanın fotoğrafını çeken foto muhabiri altın madalya ile taltif edilirken, fotoğrafı çekilen aç bebeğin sırtından para kazanabilen becerikli gazeteciler tebriklere boğulurken, aç insanların kendi halleriyle başbaşa bırakılmasında bir bozukluk olsa gerek.