“Humeyd evladım, sen sen ol, söyleyeceğin sözün duyulmamasını istiyorsan, söyleme! Yapacağın işin görülmemesini istiyorsan, sakın yapma! Kutlu Nebi ‘Sonradan pişman olup özür dileyeceğin sözü baştan söyleme.’ buyururdu. Özür dilemek bir erdemdir, illa özür dileyecek sözü sarf etmemek daha büyük bir erdemdir. Akıllı ile deli arasındaki fark odur ki, biri bildiğini söylemez, diğeri söylediğini bilmez. Sen akıllılardan ol! Bir de, ‘İnsanların elindekine güvenip de işini gücünü bırakma.’ buyurmuştu Kutlu Nebi, sakın unutma.”
“Bir ülkede, ey Halife, askerin elinde silah bulunmasa, çarşılarda ticaret işlemez hâle gelse, tarlalar ve bahçeler ziraatten kalsa o ülke yine de yaşar; ama eğer bir ülkeyi yönetenler adalet ve hukuka uygun davranmazsa, vazifeler hak etmeyen insanların elinde olursa, din bozulur, ahlak bozulur ve ülke batar. Dünyayı kuvvet ve kanunlar değil, Allah’ın koyduğu güzel ahlak ve vicdan idare eder, unutma. Bunun için kime vazife verdiğine, kimi işe başına getirdiğine dikkat et. Bilirsin ki, hak etmeyen kişiye makam vermek, hazine değerinde inciyi bataklığa atmak sayılır."
"Kur’an ise her zaman ‘Allah birdir, ondan başka ilâh yoktur.’ buyuruyor. Sence Allah’ın tek olması, eşi benzeri bulunmaması, tasavvur edilebilir bir şekli olmaması gerekmez mi? İsa’yı tanrı diye bize anlatanların, ondan neredeyse üç yüz elli yıl sonra İznik’te³ toplanan konsülde bunu dillendirdiklerini ve Bizans imparatoru I. Konstantinos’un zaaflarından istifadeyle İsa’yı tanrı ilan ettiklerini bilmiyor olamazsın."