Kendi aralarında seçimlerimizi şekillendiren,birbirinden büyük ölçüde bağımsız iki etken vardır: yaşam şeklimiz ve hayatın yörüngesi. Bunlardan biri, üzerinde hiç bir etki sahip olmadığımız koşullar dizisi olan ‘kader’ diğer bir diyişle,biz yapmadığımız halde başımıza gelenlerdir. Diğer etken ise,üzerinde(en azından prensipte) belli bir etkiye sahip olduğumuz,işleyebileceğimiz,eğitebileceğimiz ve geliştireceğimiz karakterimizdir. Kader gerçekçi seçimlerimizi belirler fakat bunların arasından nihai seçim yapan karakterimizdir.
Pakistan kökenli ingiliz bir kadının kendine eş arama hikayesi 267 sayfalık kitabı bu cümle net bir şekilde özetlenebilir sanırım
Müslüman ve dindar bir aile (bu ikisinin aynı şey olduğunu kesinlikle düşünmüyorum) yazara kendi eşini seçme hakkını tanıyorlar. Tabiki bu aile dinamiğinde bu gerçekten şaşırtıcı bir yenilik çünkü nesrinin (kitapta bu şekilde çevirilmiş) ablaları eşlerini seçme hakkına sahip olamamışlar. Nesrin ruh ikizini müslüman evlilik sitelerinde arıyor arıyor arıyor ama asla bulamıyor. Hayal kırıkları yaşıyor,beğenilmiyor(ve bunu sürekli ilan ediyor) yarı yolda bırakılıyor,ilan-ı aşk ediyor reddediliyor. Müslümanlığın kültürümüze ne kadar yanlış entegre edildiğinden bahsediliyor. Hadis ve ayet örnekleri veriyor çünkü yazar bir çıkmaza giriyor ve Allahtan yardım istiyor. Maneviyatı yüksek dış görünüşe değil iç güzelliğe önem veren ama (bence) çok özgüvensiz bir kadının hikayesi.
Ayrıntı yayınevinin fırsat indiriminden almıştım