Körlük, Jose Saramago'nun belki de en bilinen eseri. Bir adamın birdenbire kör olması ve bunun bir salgın gibi tüm topluma yayılması ile kitabın sayfaları aslında bu kadar da basit olmayan derin bir sistem ve insan eleştirisine kapı aralıyor.
Kitapta insan doğasını, onun faşizan, yıkıcı, yabanıl eğilimlerini, güce sahip olanın nasıl da vahşileşebildiğini, güç dengelerinin değişmesini izliyoruz.
Kitapta bahsedilen körlük yalnızca biyolojik bir yetinin kaybı değil elbette. Saramago'nun alegorik anlatısında bahsettiği körleşme bir bilinç körleşmesi. "Kör" bir insanın bir toplumu nasıl kaosa sürükleyebildiğinin, aynı zamanda "gözleri açık" sıradan bir insanın büyük küçük her türlü otorite karşısında insan kalıp nasıl örgütlenebildiğinin hikayesi Körlük.
Kitabın yazılış biçimi ilk başta okuyucuyu yorabilir. Saramago, metinsel bütünlüğü ve akıcılığı sağlamak adına çok az noktalama işareti kullanıyor. Biraz direnirseniz sizi diline aşina ediyor. Hatta büyük bir keyifle okuduğunuzu fark edebilirsiniz bir yerden sonra.
Büyülü gerçekliğin önemli örneklerinden biri olan Körlük, otoriteye, dine ve insanın faşizan tarafına bir eleştiri ve uyarı niteliğinde. Saramago'nun Görmek kitabı aynı izlek üzerinden yürüyen bir devam kitabı kabul ediliyor. Üzerine daha sayfalarca yazılabilir. Ben burada bırakayım.
Lütfen okuyunuz. Düşlerinizden öperim.