okumaksifa

okumaksifa
@okumaksifa
“Bu hayat okumayanlar için ikinci sınıf bir hayattır.”
Puan vermedi·224 syf.··
2026 1. kitabı
İnsan ne kadar birbirinden farklı, ama ne kadar da birbirinin aynısı olarak yaratılmış bir tür, farkında mısınız dostlar? Kültürler, diller, müzikler, ifadeler, umutlar, inançlar başka başka; ama acılar hep nasıl da aynı. Felaketlerle dolu insanlık tarihi ve buna dair ne okusam, duysam, anımsasam, içimde hep o aynı sızı. Bu kitapta da yine bir acının, görmezden gelinen ve kolayca harcanan insan canının hikayesi var. Hindistan'da, böcek ilacı üretmek için kurulan bir fabrikadan sızan gaz, binlerce insanın ölümüne, hayatta kalanlarınsa sakat bir ömür geçirmelerine, çevresel etkileri Çernobil'den bile korkunç olan bir kıyıma yol açar, tarihe "Bhopal Felaketi" olarak geçen bu olay, kitabımızın ana konusu. Ancak yazar masalsı bir anlatımla, atalar kültünü, savaş temasını, utanç duygusunu, dayanışmanın gücünü de işliyor gayet başarılı bir şekilde. Hem de on yaşındaki Amil'in hikayesi üzerinden, dönemin Hindistan'ının sosyal, kültürel yanlarıyla da hikayeyi süsleyerek. Amil, büyük dedesinden kalma bir utancın ve borcun karşılığı olarak, tam on yaşına gelince ailesinden koparılıp, dedesinin borçlu olduğu aileye hizmet etmeye zorlanan bir çocuk. Onun yaşadığı korku, acı, yalnızlık, sonrasında edindiği rüzgarı dinleme yeteneği, kendisine zorbalık eden adam ve oğlunun tersine, adamın kızının muhteşem desteği, Amil'in zoraki de olsa kazandığı özgüveni... Her şey öyle gerçek işlenmiş ki, kitabın içine girmekten kendinizi alamıyorsunuz. İnsanlık tarihinde felaketler hep olur. Mevzu ne kadar hatırda tuttuğumuz ve bir daha olmasın diye ne yaptığımızdır. Bunun için de okumak, anlamak, hatırlamak gerekir. Tavsiyemdir, sevgi ile . . . #Bhopal#MirasınYükü#TimWalker#BhopalFelaketi#ahneçokacıvar
Mirasın YüküTim Walker · Çikitap Yayınları · 2025330 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·376 syf.··
2026 3. kitabı
Gözyaşlarımız lokmamıza karışıp, boğazımızdaki yumru canımızı acıtırken yine de yutkunarak yediğimiz o anlarla vedalaşmak lazım. Ben ilk adım olarak, bu kitabı aldım. Yemekte sorun yok arkadaşlar, hatta muazzam hazlardan birisi yemek yemek. Ama yemeğin ve bedenini beğenmemenin, nasıl bir işkenceye dönüştüğünü, hiç kendini cezalandırır gibi yemek yemeyen birine anlatmam, açıklayabilmem mümkün değil. Aç olan midemiz mi, duygularımız mı? Yazar bunu sorgulayarak başlıyor kitaba. "Ben neden kilo veremiyorum?" sorum ve isyanım üzerine başladığım bir kitaptı. Müthiş bir içgörü sağladı. Yemek yeme şeklimizden, yemeyi sık tercih ettiğimiz yiyeceklerden, neyi neyle birlikte yediğimizden hareketle, aslında yerini doldurmaya çalıştığımız başka, bambaşka şeylerin olabileceğini anlatıyor yazar, pek çok araştırma, kaynak taramaları, deneyimler de sunarak. Hangi gıdayı tercih ettiğimizden, hangi duyguda eksiklik ya da aşırılık yaşadığımızı yorumlayıp, bununla nasıl mücadele edebileceğimize dair pratik ve etkili çözüm önerileri sunuyor. İç sesimizi dinlemenin kıymetini hatırlatıyor. Mutlaka tavsiyemdir, ilgilisine.
Duygusal AçlıkDoreen Virtue · Destek Yayınları · 2020745 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2025 19. kitabı
Kendinize bir iyilik yapın ve bu kitabı okuyun Dopamin, sıkça duyduğumuz ve artık bildiğimiz gibi, biz canlıların hayatlarını devam ettirmeleri için gerekli olan ancak yanlış kullanmamız, kıymetini bilmememiz yüzünden tamamen haz odaklı yaşamaya, bağımlılıklara itilmemizi sağlayan ödül merkezimizin bir ürünü aslında. Bu kitapta yazar sık duyduğumuz ama önemini yeterince idrak edemediğimiz bu kavramı öyle sade ve anlaşılır şekilde anlatmış ki "Vakti Olmayanlar İçin Sinirbilim" vadinin hakkını vermiş. Yaşamamız, ama kaliteli yaşamamız için yaratılıştan gelen sistemin nasıl çalıştığını, Bu sistemin nasıl ve kimler tarafından bozulduğunu ve yeniden nasıl tamir edileceğini tane tane anlatıyor yazar. Ama üst perdeden değil, muhatabın göz hizasından en güzel yanı da bu, samimi, açık, sade, gerçek. Büyük büyük nasihatler değil mesela basit, minik adımlarla düzelme, düzeltme önerileri. Herhangi bir alanda bağımlılığı olan, bir çok iyi bir gün bir batmış bitmiş ruh hali yaşayan herkesin "Neden?" sorularına cevap bulabileceği bir çalışma. Ödül merkezinin kölesi olma, dopamini demle, haz aldığın şeyi ham tüketme demini almasını sağla, onu da kendini de o büyük kavuşmaya iyi hazırla.. böylece hazzı da depresyonu da yönetebilirsin diyor yazar. Mantıklı ve uygulanabilir şekilde açıklamalarla. Yakınımdaki herkese, cebren ve hile ile bile olsa okutacağım o kitap Tavsiyemdir, sevgi ile
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,6bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2025 13. kitabı
Bugün size bir küçük kızın hakkını aramayı öğrenme hikayesinden bahsedeceğim. Kütüphane en sevdiği yer olan, iki kız kardeşine karşı sürekli anlayış ve olgunluk göstermesi beklenen, okulla, arkadaşlarla, ebeveynlerle ilişkilerin hepsini bir arada yürütürken yeterince zorlanmıyormuş gibi, bir de okul kütüphanesinde en sevdiği kitabın yasaklanması ile mücadele etmek zorunda kalan bir küçük kızın, Amy Anne'in. Çocuklara, kendini ifade etmek konusunda yüreklendirici bir etkisi olacağından eminim. Ayrıca akıcı, eğlenceli ve ne zaman bittiğini anlayamayacakları bir kitap. Amy Anne, okul kütüphanesinden defalarca ödünç alıp okuduğu ve en sevdiği kitabın yasaklandığını ve kütüphane raflarından kaldırıldığını görünce, önce yakın arkadaşlarıyla daha sonra giderek büyüyen bir ekiple planlar yapıyor, yollar yöntemler araştırıyor ve kendi kitabı gibi yasaklanmak istenen pek çok başka kitabı da okuma haklarını korumaya çalışıyor. Hikayede, yasak listesinde adı geçen kitaplar, gerçekten de son 30 yılda ABD'de yasaklanmaya çalışılmış kitaplar. Yazar bu kitapları yasaklamaya çalışanları eleştirirken asla yasakçıları yermiyor aksine anlamaya çalışıyor. Bunu yaparken de kitap yasaklatmaya çalışmanın ne kadar yersiz ve tutarsız olacağını çocukların diliyle ifade ediyor. Hikayenin güzel yanı şu, içinden geçenleri kimseye ailesine bile açık açık söyleyemeyen Amy Anne, kitaplar için mücadele etmeye başladıktan sonra kendi hayatına da dönüştürüyor. Anne babasına bile cevap veremezken gazetecilerin ve kameraların olduğu kalabalık bir ortamda mikrofonu eline alabilecek kadar büyük bir yol kat ediyor. Yaşı kaç olursa olsun, elinde gerçek bir amaç olduğu zaman, insan canlısı her şeyi göze alabilecek, her şeyi dönüştürebilecek bir varlığa dönüşüyor. Kitap her anlamda temiz,
Bu Kitabı YasaklayınAlan Gratz · Can Çocuk Yayınları · 2024217 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2025 15. kitabı
Yazarı, çoğumuz Şeker Portakalı ile tanırız, severiz. Bu kitabında Şeker Portakalı tadı aramayınız ama, diye uyararak başlayalım Başta sıkıcı gelebilir, yerli kelimelerin bolca kullanımı okumayı zorlaştırabilir, ama kesinlikle okumaya değer bir hikayedir, diyerek de devam edelim. Brezilya yağmur ormanlarını, güçlü nehri, doğanın ve insanlarının vahşiliğini, yabanın ve insanın güzelliğini anlatan bir eser. Kızılderili annesinin bir beyazın istismarına uğraması sonucu doğan, bir melez olan Kanau'nun, kendini arama, kendini kendine ispat etme çabasının hikayesi. Kanau, ormanı, nehri, civardaki birbirinden farklı bütün Kızılderili kabilelerini avucunun içi gibi tanıyor, biliyor. Bu yetisi sayesinde ki, çalıntı bir elması yanına alıp kaçan bir teğmene yoldaşlık ve rehberlik etme fırsatı yakalıyor. Yolculuğun başında, elması korumak, kaçırmak ve selamete çıkınca da onu paraya dönüştürerek hayatlarını kurtarmak hayalinde, birbirine güvenmek zorunda olan altı kişiyken, sayıları hızla azalıyor ve bencilliğin, güç savaşının, açgözlülüğün kıskacında daima ölüme, cinayete, vahşete tanık oluyorlar. Azapla kıvranan vicdanları okuyoruz hikayenin ilerleyen kısımlarında. Bir parça ham elmasın, kaç insan canına mal olduğunu, insanın insana ne kadar hain olabildiğini... Hikaye böyle ilerliyor, güzel de, ancak benim kitaba dair en sevdiğim şey bu değil. Ben yazarın doğayı, yabanı kişiselleştirmesine, betimlemesine hayranım. Tavsiyemdir, sevgi ile #KırmızıPapağan #josemaurodevasconcelos #kitapyorumu #birkitapokudum #kitaptavsiyesi #araravermelha
Kırmızı PapağanJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2021739 okunma