Beste Sanem

Beste Sanem
@okumalartoplantisi
ig: okumalartoplantisi
Puan vermedi·394 syf.··
2025 3. kitabı
Dostoyevski/ Ezilenler Cemal Süreya’nın bir röportajında dediği gibi “Dostoyevski okuduğumdan beri huzurum yok.”. Dostoyevski’yi okumak daha iyi nasıl anlatılabilirdi bilmiyorum. Onu pek mutlu ve neşeli zamanlarınızda okumamalısınız bence, ya neşeniz kaçacak ya da kitabın zihniyetine tam anlamıyla bağlanamayacaksınız öyle zamanlarda. Aksine daha gri bulutlar içindeyken okursanız da, gökyüzü bu sefer kapkara kesilecektir. Yine de her şeyi göze alıp okumak istiyorsanız, gerekli ruh hali sizi bulacaktır..:) Ezilenler, 1861 yılında yayımlanmış ve Dostoyevski kitabın 50 sayfası haricinde eserini beğenmediğini anlatmıştır. Şaşırdık mı.. Ezileneler’de de diğer romanlarında olduğu gibi her yönüyle ince ince işlenen karakterler, iyi ve kötüyü, doğru ve yanlışı, aşkı … pek çok olguyu sorgulamayı beraberinde getiriyor. Kahramanımız Vanya’nın alelade bir günde tanımadığı bir kimsenin ölümüne şahit olması ve merakının peşinden giderek merhumu araştırmasıyla hikaye başlıyor. Vanya sonrasında evine taşındığı bu adamın hayatına ister istemez epeyce dahil oluyor. İlginçtir ki, o sırada kendi hayatında yaşadıkları ile bir sarmala dönüşen diğer hayatlar Vanya’yı daha da enteresan hikayelerin içersine sürüklüyor. Vanya da aynı zamanda bir yazar -burada dostoyevski de romana bağlanmış oluyor-. Bir yandan yazmaya, bir yandan kendi aşk hayatını çözmeye, bir yandan sevdiği kadının aşk hayatını çözmeye (!), en diğer yandan da dahil olduğu ikinci hayattan gelenleri kucaklamaya çalışıyor. Tüm bunların içinde herkese yardımı olsa da bir türlü kendine yetemeyen bir Vanya… Öyle iyi ve aşık ki, okurken pek çok yerde sinir olmaktan kendimi alamadım. Kendini yok sayarak iyileştirmeye çalıştığı herkes, aslında günlük hayatlarımızda karşılaştığımız sayısız karakterler gibi… İncelenecek çok olay ve
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
Ali Can Kargı isimli okura yanıt verildi
Beste Sanem
Teşekkürler 🙏🏼
Reklam
Puan vermedi·118 syf.··
2025 1. kitabı
Bizim Evin Arkası Paris- Merve Koçhan Sevgili Merve’nin ikinci kitabı ile beraberiz! Şöyle bir eski zamanları karıştırınca üç yılın su gibi aktığını fark ettim. Ondan Geriye’yi okuyalı üç koca yıl geçmiş… Yeni hikayeleriyle buluşmak eski bir dostla konuşmak gibi oldu benim için… Kitabımız 11 ayrı hikayeden oluşuyor, ismini de 10. Hikayesinden alıyor. “Bizim Evin Arkası Paris”. Kendine has samimi üslubu ile Merve Koçhan’ın hikayeleri okuyucuyu ya düşündürerek başlıyor ya da sonunda üzerine düşündürmeyi başarıyor… ayrı ayrı süprizlere gebe diyebiliriz :) Yalnızlık, varoluş, anlam gibi çeşitli temalarda hikayelerle karşılaşıyoruz. İnsanın pek çok yanı güzel açılardan işleniyor, düşündürüyor, nihayetinde üzüyor da.. Kiminde istiridye oluyoruz kiminde bir dilek ağacı… Cerrahlardan şüphe edip aşklarımızı sorguluyoruz, sınıf farkına kinlenip Paris’te gezintiye çıkıyor… ara sıra olağan üstü haller de yaşıyoruz paralel evrenlerden. hepsinde duygularımız bir ama; insanız. İçlerinden, Başka Yerde Şubemiz Yoktur hikayesi en çok aklıma kazınanı oldu nedense. Kusurları iyileştirme mottosuyla çalışan işletme sahibine bir gün getirilen yaralı kalbin öyküsü. Ve kalbi getirenin. Her okuyanın bambaşka duygular yaşayacağı bir öykü olacaktır… Sevdiğim alıntılardan biriyle noktalıyorum: “benim aklımdaki ve hayalimdeki Paris daha güzeldi” Kalemine sağlık Farklı bir nefes arayan öykü okurlarına açık tavsiyedir, tadınız
Bizim Evin Arkası ParisMerve Koçhan · Matruşka Yayınevi · 202513 okunma
hanifi yikilmaz isimli okura yanıt verildi
Beste Sanem
Teşekkürler
Dünyanın bi’ ucuna gitsen o gök bu gök işte.
Yıllar geçti deniz görmeyeli, çimenlere dokunmayalı, gökyüzünün altında saatler dolusu beklentisiz uzanmayalı… Bir buradaki gökyüzünü izleyebildim kirli, parmaklıklı pencerenin ardından; bir de hava almaya çıktıkça yandaki gökyüzünü. Birden çok gökyüzü varmış meğer cezaevinde anladım. Benim içerde gördüğüm ile bahçede gördüğüm, hele dışarıdan birinin gördüğü gökyüzüler bir olur mu hiç? Olmaz ya. Fen kitapları yazmaz, gökbilim kabul etmez, dini kitaplar dahi uzlaşmaz bu konuda ama herkesin gökyüzü ayrıdır. Altı yılın ilk günü anladım ben bunu. Yan bahçeye çıkınca gördüğüm gökyüzü bile değişir, diğerleri nasıl değişmesin? Dün uyumadan önce üst ranzamda kalan Haşim’e söyledim bunu da inanmadı bana. “Olur mu öyle şey lan, gökyüzü herkese aynıdır. Dünyanın bi’ ucuna gitsen o gök bu gök işte.” deyip kestirip attı, iki dakika sonra da horlamaya başladı. Onu ben de biliyorum, ama aynı değil işte be Haşim. Yeryüzü Beste Sanem Çorbacıoğlu Sis dergi ocak 24
Beste Sanem
🙏🏻