Franz Kafka’nın Dönüşüm (Die Verwandlung) adlı eseri, modern edebiyatın en sarsıcı absürt metinlerinden biri olmasının yanı sıra, bireyin toplum ve aile içindeki "işlevselliği" üzerine yazılmış acımasız bir eleştiridir. Gregor Samsa’nın bir sabah devasa bir böceğe dönüşmesiyle başlayan süreç, aslında fiziksel bir değişimden ziyade, sistemin çarkları arasında sadece "geçim sağlayan bir meta" olarak görülen insanın, verimliliğini kaybettiği an nasıl hızla dışlandığını ve canavarlaştırıldığını gözler önüne serer. Kafka; suçluluk duygusu, yabancılaşma ve otorite karşısındaki çaresizliği öyle yalın ama bir o kadar da tekinsiz bir dille anlatır ki; okur, Samsa’nın odasına hapsolmuş o dar atmosferde kendi hayatındaki görünmez prangalarla yüzleşmek zorunda kalır. Eserin sonunda Samsa’nın trajik ölümü, sadece bir böceğin sonu değil, toplumsal normlara uymayan "farklı" olanın sistem tarafından nasıl bir "temizlik" operasyonuyla yok edildiğinin sembolüdür.