Hepsini yıkmadım, hayır. O kadar da saf değilim. Kötüler hâlâ var. Ama artık duvarımda bir kapı var. Anahtarı da bende. İstediğimi içeri alıyorum, istemediğimi kapıda bırakıyorum. Pencereler açtım, perdeleri kaldırdım. Artık orası bir kale değil, bir ev. Hâlâ bazen o eski refleks uyanıyor. Biri yaklaşınca “Dur!” diyesim geliyor. Elim hemen tuğlalara gidiyor. Sonra “Sakin ol!” diyorum kendime. “Herkes düşman değil.