Sena X.

Sena X.
@okurix
41 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
9/10
·608 syf.··
2022 79. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2022 17:13
Alamut çok çok başarılı bir metindi. Neden şimdiye kadar okumamışım diye hayıflandım doğrusu. Mevzu bahis 11. yy da dünyadan gelip geçmiş,tarihe adını kazımış üç büyük İranlı düşünce adamıdır. Ömer Hayyam, Nizamulmülk ve Hassan sabbah.. Bu üç şahsiyetin yolu Melikşah rejiminde kesişir. Hepsinin bir ideali vardır ancak hiçbiri ortak değildir. Nizamulmülk bulunduğu makamda Selçuklulara hanedanına hizmet etmek,halkını refaha ulaştırmak,eşi görülmemiş bir nizam oluşturmak ister ki zaten Melikşah' ın babası Alparslan dan beri hanedana hizmet etmekte ve muazzam bir idari sistem oluşmasına katkı sağlamaktadır. Ömer Hayyam bir "feylesof"tur ve öyle kalmak ister, şarap içip,rubailer yazıp yıldızları izlemek ve tefekkür etmektir tek gayesi. Hasan sabbah'ın ise çok başka bir ideası vardır. Selçukluları yıkmak İran'dan atmak ister ki bu noktada baş düşmanı Nizamulmülk'tür. Projesini pratiğe geçirmek için yıllar yılı dünyayı dolaşmış,tüm felsefi akımları etüt etmiş ve kendi doktrinlerini oluşturmuştur. Fanatik bir grup fedai yetiştirerek tüm devletlere,liderlere korku salmak ile elde edeceği bir hükümdarlık kurmak ister. Öncelikle Alamuta yerleşir. Bir casus ordusu yetiştirmek için yıllardır kurguladığı projesini hayata geçirir. Ve Bir ölümlüye fedailik yaptırabilmek için de mistik bir atmosfer oluştur. Kendisini alamutta peygamber saydırır ve haşşaş içirdiği fedailerine Ölmeden cenneti tattırır . Uyanınca o güzel bahçelerin, hurilerin,içkilerin,meyvelerin olduğu cennetten sonra tekrar kalede olduklarını gören delikanlılar tekrar oraya gitmek hem de ebedi kalmak için ölüme gözünü kırpmadan gitmektedirler. Ki burda hasan sabbah'ın yanındakilerden biriyle konuşurken büyük ordularla baş edecek bir ordu hiçbir zaman kuramayacağını fakat bir hükümdarın yanına sokulup hanceri
Fedailerin Kalesi: AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 202150bin okunma
Reklam
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 86. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2022 15:29
Serinin ikinci kitabı olan Atuan mezarları beni çok etkiledi. İlkindeki gibi bol simgeler,metaforlar ve Jung'un arketipleribe bolca göndermeler vardı. Atuan mezarları rahibeler meclisi tarafından yönetilen dişil bir yapıdır. İçinde sadece rütbesine göre rahibeler ve hadımağalar bulunmakta asla erkek cinsi girmemektedir. Ve baş rahibe ölünce,onun öldüğü gece doğan kız çocuğu (belli şartları sağladıktan sonra, sağlıklı olmak vs.)rahibeliğe seçilir. Bu küçük bebek aslında rahibenin ruhunun yeniden beden bulmasıdır ki bu da Jung'un dört arketipinde bahsedilen yeniden doğuşun psikolojisi bölümünü anımsattı. Kendine dayatılan bir rolü,sorgulama fırsatı olmadan sahiplenen,ve mezarlardaki isimsizler tarafından ismi yutulup özünü yitiren kız Tenar 15 yaşına gelince baş rahibe unvanını artık alır ve kendini sorgulaması da bununla birlikte başlar. Atuan'ın labirentleri adeta onun zihni,bilinç altıdır. Labirette günlerce gezer ve özünü arar. "Gölgesi"ni tanır.. gene dualizm ana temadadır. İyi-kötü, özgür-tutsak, dişil-eril,karanlık-aydınlık iç içedir. Ezcümle bana sıkı bir beyin fırtınası yaşattı, özgürlük,öz,benlik,kendini tanıma,kararlarından emin olma ve psişeler dünyası ile ilgili çok sorgulattı
Atuan MezarlarıUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20215,1bin okunma