Mini özetimize(!) hoşgeldinizhahshshdh
Shannon ve Johnny arasındaki bazı şeylere aşırı aşık oldum. Mesela Johnny’nin full odak Shannon’u koruma çabası Shannon’a karşı resmen erimesi ve aklının durması sürekli onu düşünmesi… bayılanziii
Çok fazla yer çizdim. Çünkü o kadar hoş hissettiriyordu ki. Bir anda ağlamaya başlayıp bir anda kahkahalara boğuluyordum, beynim şoka uğradı.
Yan karakterler fazla ve bence kitabın kalınlığını iyi yönde destekliyor çünkü yan karakterin de hepsi çok iyi ve onları da okumaya çekiliyoruz.
Shannon karakteri, ruhsal olarak çok derin ve yıpratıcı bir yerde, her hareketinin ve düşüncesinin travmatik hayatından kaynaklandığını bence okurken düşündürüyor. Ama bunu benimseten bir bakış açısından ziyade kendi analizinizle fark edebileceğinizi düşünüyorum.
Kitap boyunca; en dış katmandan, çekirdeğe doğru yavaşça ilerliyorduk. Yani aslında Shannon’un hayatının merkezine doğru. Fakat bu esnada diyalog ve sahnelerin yeterli doygunlukta olduğunu hissetmedim. Kesinlikle favorim olan bir sürü an var ama kitabı bitirdiğimde 720 sayfalık bir doluluktan ziyade 400 sayfalık bir şey okumuş gibi hissediyorum.
Olay ve diyalog olarak bir tekrar vardı ve bunun yanında karakter gelişimi, bu kitapta yoktu. Ve özellikle Shannon için söylüyorum, karakteriyle olaylar arasında köprü kurulmamıştı. Shannon’un bir karakteri var ve bazen, özellikle Jhonny’nin yanında farklı davranabiliyordu ve bunu kendisi de dile getirdi. Hatta onun yanında rahatladığı için böyle olduğu vurgulandı. Ama o halleriyle başından beri okuduğumuz karakteri arasına köprü kurulmadığı için bana kendi hareketlerinden ziyade, yazar yönlendirmesi gibi hissettirdi.
Konuya bayıldım. Konunun yansıtılış biçimiyle ilgili yeterli hissetmiyorum. Kesinlikle boş bir kitap değil, ama dolu da