Konuşamıyorsan yaz, yazamıyorsan şarkı söyle, şarkı söyleyemiyorsan fısılda, fısıldayamıyorsan hayal et, hayal etmeye devam et, o güzel gün gelene dek...
Burada kederden kasıt, derin bir üzüntü içinde olmak, kendi pruvası kırılmış, su alan, iki yana yalpalayan büyük bir gemi gibi hissetmektir. Keder ve günah, birer lanet, ruhun kusurlu olduğuna karar vermiş birer referandum değildir. Bilakis ruhun acı çektiğinin, yeniden ayağa kaldırılmaya ve kendine getirilmeye ihtiyaç duyduğunun birer işaretidir. Bu yaraları bir şekilde almış olan ruhun bakıma, arınmaya ve yardıma ihtiyacı olduğunu anlatır